bonus veren siteler bonus veren siteler bonus veren siteler istanbul evden eve nakliyat cappadocia green tour istanbul sex shop
Bugün Öğretmenler Günü
Yazarlar // 24 Kasım 2022 Perşembe 22:09

İsmail BAŞARAN

“Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir. Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlama ile yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.

Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu. Özellikle "Ümmü" ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde "Ümmü" ile oynardı. Ümmü'nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini verdi.

Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına "Ümmü'yü kazandım" diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü'nün yaşantısını alt üst etti.

Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü'yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü'yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar.

Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü'yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü'yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu. Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi. "Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum." Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü’ydü bu. Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, "Ah ne güzel Tanrım Ümmü de konuştu" dedi. Özlem Aktuğ’un "Öğrenci gözüyle öğretmen" adlı yarışmada birincilik ödülü alan yazı böyle…

Tüm ÖĞRETMENLERİN öğretmenler günü kutlu olsun.

HAMDOLSUN DEYİN…

Samsun’da işsizlik had safhaya ulaşmış. Evine ekmek götüremeyen vatandaşlardan bazıları semt pazarlarında dökülen sebze ve meyveleri topluyorlar.

Sonra da bunları evlerine götürüp yiyorlar. Peki, bütün bunlar neden oluyor?

Samsun’un zenginliğinden, yani Samsun’da kişi başına düşen gelirin yüksekliğinden değil. Samsun’daki iş sahalarının azlığından, insanların işe aşa muhtaç duruma gelmelerinden. Peki, insanları Samsun’da bu duruma kim getirdi, siz mi? Yoksa 20 yıldan beri Türkiye’yi yöneten Hükümet mi?

Samsun’a, “Zengin” diye yıllardır teşvik vermeyen, bu nedenle yeni iş sahalarının açılmasının önüne geçen AKP mi insanları böyle muhtaç duruma düşüren? Buradan şimdi Hükümet üyelerine sesleniyorum; Siz yine de Samsun’a teşvik vermeyin. Hatta kısmi teşvikten bile yararlandırmayın.

Çünkü insanlar artık size kızmıyorlar bile… Yani kendi durumlarına gülmelerine de az kaldı…

Padişah, vezirine bazı temel maddelere zam yapılması buyruğunu vermiş. Zam yapılmış. Tebaa kızmış. Padişah vezirini çağırıp sormuş halkın zammı nasıl karşıladığını.

Vezir; Kızıyorlar Haşmetlim diye cevap vermiş. Padişah birkaç gün sonra yine zam yapılmasını emretmiş. Emri hemen yerine getirilmiş. Padişah yine sormuş vezire: Ne yapıyor tebaam?

Vezir cevap vermiş: Size çok kızıyorlar Haşmetlim. Birkaç gün sonra padişah yine zam yapılmasını emretmiş. Vezir emri yerine getirmiş. Padişah yine sormuş vezire: Ne yapıyor tebaam?

Vezir cevaplamış soruyu: Zam hoşlarına gitti, gülüp oynuyorlar Haşmetlim. Bu cevap üzerine padişah şöyle konuşmuş: Amman, işin dozunu kaçırdık herhalde. Bazı zamları geri alın, piyasayı ucuzlatın…

Tam bunun gibi işte. İnsanlar pazarlardan yemek için atık toplasalar da, geçim sıkıntısı çekseler de, yine de seslerini çıkarmıyorlar. Hamdolsun.. Hamdolsun diye diye hafif de gülümsüyorlar…

GÜNÜN SÖZÜ

Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. (Carnot)