Bu millet kurtuluş savaşını neden yaptı?
Yazarlar // 01 Ekim 2012 Pazartesi 14:08

İsmail BAŞARAN

Kendisini dünyanın jandarması ilan edenler “Arap Baharı” adını verdikleri “kalkışma” harekâtının öncüsü olduklarını söylüyorlardı.

Şimdi de, “Bir büyükelçinin öldürülmesi” nedeniyle “Size bahar falan lazım değil” diyerek tavır koyuyorlar.

Yani ne haliniz varsa görün demeye getiriyorlar.

Bu ifadelerle birçok ülkeye aba altından da sopa gösteriyorlar.

Başka ülkelere sopayı aba altından Türkiye’ye ise çektirdikleri fotoğrafla “alın da..” yiye gösteriyorlar adeta.

XXX

Dünyadaki bu hareketlerin ışığında Türkiye’nin durumuna bir göz atalım.
Önce 10 Ağustos 1920 yılına gidelim.
Bu tarih, Türkiye’yi bölüp parçalamak isteyenlerin bir ulusa dayattıkları Sevr Antlaşmasının tarihidir ve asla unutulmamalıdır.
İtilaf Devletleri, Paris Barış Konferansı’nda (18 Ocak 1919) Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını kararlaştırdılar. Bu konferansta Osmanlı Devleti’ni her açıdan parçalamak için uygulamaya konulması gereken antlaşma maddeleri İtilaf Devletleri arasında ilke olarak kabul edildi.
İtilaf Devletleri, San Remo Konferansı’nda (24 Nisan 1920) belirlenen antlaşma koşullarını Osmanlı Devleti’ne duyurmak için Osmanlı Devleti’nden Paris’e bir temsilci göndermesini istediler. Tevfik Paşa başkanlığında Paris’e gönderilen heyete İtilaf Devletleri antlaşma koşullarını bildirdi. Tevfik Paşa, önerilen antlaşma şartlarının,  bağımsızlığı tehlikeye düşürücü niteliklere sahip olduğu düşüncesini bildirerek tekrar geri döndü.
Ancak, antlaşmanın biran evvel imzalanması için İngiliz destekli Yunan kuvvetleri 22 Haziran 1920’de Balıkesir, Bursa, Uşak ve Nazilli’yi işgal ettiler. Aynı zamanda Yunanlılar, Trakya’dan saldırıya geçerek Tekirdağ’a kadar olan toprakları da işgal ettiler. Bunun üzerine İstanbul Hükümeti antlaşmanın kabul edilmesine kara verdi. Anayasaya göre barış koşullarının Mebusan Meclisi’nde görüşülerek kabul edilmesi gerekiyordu. Ancak Mebusan Meclisi kapatılıp dağıtıldığı için Padişah ve Sadrazam tarafından barış görüşmelerinin başlatılması ve kabul edilmesi için 22 Temmuz 1920’de Saltanat Şurası’nın toplanması sağlandı.
Üyelerden bir tek Rıza Paşa antlaşmanın kabul edilmemesi yönünde oy kullandı. Bunun üzerine antlaşmanın imzalanması için Bağdatlı Hadi Paşa, Rıza Tevfik Bey ve Reşat Halis Bey’den oluşan şura, Fransa’ya giderek Paris yakınlarındaki Sevr kasabasındaki bir porselen fabrikasının salonunda Sevr Antlaşması’nı imzaladılar (10 Ağustos 1920).
Bu antlaşmaya, Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Belçika, Ermenistan, Yunanistan, Polonya, Hicaz, Romanya, Çekoslovakya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti. İmza koydular.
Ancak; Sevr Antlaşması, bir çok devlet tarafından imzalanmasına rağmen hiçbir zaman Türk milleti tarafından kabul görmemiş ve uygulamaya konulamamış bir antlaşmadır.
Maddelerine gelince;

1- İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak; ancak Osmanlı Devleti anlaşma koşullarına uymazsa İstanbul Türk’lerden alınacaktı.

2- Boğazlar her zaman bütün devletlerin gemilerine açık tutulacaktı. Uluslar arası bir komisyon Boğazları yönetecek ancak komisyonda Türk üye bulunmayacaktı. Bu komisyonun ayrı bir bütçesi ve bayrağı olacaktı.

3- Anadolu’nun doğusunda iki yeni devlet kurulacaktı.

4- Ege Bölgesi’nin büyük bir bölümü ile İzmir Yunanlılara verilecekti. Ayrıca, Midye-Büyükçekmece çizgisinin batısında kalan Trakya bölümü de Yunanlıların olacaktı.

5- Arabistan ve Irak İngiltere’ye verilecekti.
6- Urfa, Antep, Mardin ve Suriye Fransa’ya verilecek, Adana’dan Kayseri ve Sivas’ın kuzeyine kadar uzanan bölge, Fransa’nın nüfuzu altında bulunacaktı.

7- İzmir bölgesi dışında tüm Batı Anadolu, Afyon’dan Kayseri’ye kadar uzanan çizginin güneyinde kalan topraklar İtalyan nüfuz bölgesi olacaktı.

8- Osmanlı Devleti’nin askeri gücü 50.700 kişiden ibaret olacak, Ordunun ağır silah ve uçakları bulunmayacak, deniz kuvveti 13 savaş gemisini geçmeyecekti.

9- Azınlıklara geniş haklar verilecekti.

10-Mali ve adli kapitülasyonlar (ayrıcalıklar) en ağır şekilde müttefik devletlere açık olacaktı.

XXX

 

Okudunuz ve hatırladınız mı Sevr antlaşmasının maddelerini…

Bugün ne isteniyor Türkiye’den ve neler yapılıyor çevremizde?

-İstanbul’un “Dünya finans merkezi” adı altında Türkiye’nin başkenti yapılması çalışmaları var mı?

-Anadolu’nun doğusunda iki devlet kurulması için çalışmalar sürüyor mu?

-Türkiye’de yer altı kaynaklarının kullanımı kiralanıyor ve topraklar yabancılara satılıyor mu?

-Askeri güç, profesyonellik adı altında azaltılıyor mu?

 

XXX

 

Bu soruları da okuyup aşağıdaki sorunun cevabını verin verebiliyorsanız:

Bu millet Kurtuluş Savaşını neden yaptı?

GÜNÜN FIKRASI

Temel’le Dursun arabaları ile kasisli arka yoldan paldır küldür soygun yapacakları bankaya doğru hızla gidiyormuş...

“Biraz yavaş ol” demiş şoför Temel’in yanında oturan Dursun,

“-Bagajda iki tane TNT var ve her an patlayabilir...”

“Kafana takma, önemli değil” demiş Temel;

“-Patlarsa patlasın... Ön koltuğumuzun altında yedek bir tane daha var...”

GÜNÜN SÖZÜ

Talih, kendi kendilerine yardım etmeyenlere yardım etmez. Sophokles

 

DUVAR YAZISI

Kör ata ha baş sallamışsın ha göz kırpmışsın. Ne fark eder?