Yüklenici Teşhir Edilmeli
Yazarlar // 11 Temmuz 2018 Çarşamba 00:01

İsmail BAŞARAN

Şantiyelerden birinde meydana gelen bir kaza sonunda kazaya maruz kalan duvarcı ustasının yazdığı tutanak:

“İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek, ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:

Bildiğiniz gibi ben bir duvarcı ustasıyım. İnşaatın 6. katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı, yaklaşık 250 kg. kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağıya indim bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, 6. kata çıktım ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım.

Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili 6 kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havada buldum. Nasıl bulmayayım ben yaklaşık 70 kiloyum.

250kg lik varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akil edemedim. Yolun yarısında Dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın burada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca 2 parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. Parmaklarımda bu sırada kırıldı.

Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince bu sefer ben aşağıya inmeye varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı. Can havli ile ipi bırakmayı akil ettim.

Başımı yukarı kaldırdığımda bos varilin süratle üzerime geldiğini gördüm.

Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım. Cenabı Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim. Duvarcı Ustanız Laz Osman.”

Biz böyleyi işte, işi ehline vermeyiz, iş güvenliğini hiçe sayarız, sonra da yapılan işlerin sonucu trenleri devirir insanların ölmesine yol açarız.

Bu yolu yapan, rayları döşeyenlere sıra gelince de teşhir edilmemeleri için yayın yasağı koyarız.

İnsanlar bunu konuşmayacak sanırız.

Bu tren kazasının, Türkiye’nin yeni sisteme geçtiği güne rastlaması da başka bir can yakıcı olay.

Yeni bakanlar atandı, bu işle ilgilenecek olan bakan acaba soruşturmanın yapılmasını isteyecek mi, yoksa…

Sahi kim yaptı bu yolu, daha doğrusu kim yapamadı? Hangi yüklenici gerçekleştirdi ve kimler bu işi denetledi?

Firmanın ismini vermeyelim tamam da  işi araştırıp üzerini de örtmeyelim.

Çünkü işlerin üzerleri örtüldükçe bu tür kazalar, özür dilerim yanlış ifade ettim, bu tür cinayetlerle daha çok karşılaşacağız.

Bu yüklenici yandaş da olsa, olmasa da yayın yasağı kaldırılıp teşhir edilmelidir.

Çünkü teşhir edilmeme durumu böyle olayların artabileceği sinyallerinin de habercisi olabilir.


KALDIĞI YERDEN DEVAM

GÜL SAN Sanayi sitesi sorunu Samsun’un kanayan  yarası haline geldi. Yusuf Ziya Yılmaz’ın milletvekili seçilmesinin ardından koltuğa oturan Bafra Belediye başkanı Zihni Şahin de projenin devam edeceğini söyledi.

Halbuki yasalar buranın sanayi bölgesi olduğunu, kamulaştırma yapılamayacağını söylüyor da sanırım Türkiye’de yasalar pek işlemiyor.

GÜL SAN'daki karmaşa yine kaldığı yerden devam edecekmiş. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda atama ile oturan Zihni Şahin'in bu konuda yapması gereken aslında bu olmamalı.

BİR KÜÇÜK HİCİV

Eğer yapılırsa, yerel yönetim seçimleri yakında olacak. Şahin aday gösterilir mi bilemem belki Bafra'dan bile aday gösterilmez, o nedenle GÜL SAN konusundaki kararı yeni seçilecek meclis ile yeni başkana bırakmalıdır.

Pehpehlerle pohpohlarla çok itleri at yaptık,

Uçurduk da göklere alkıştan kanat yaptık,

Hiç yoktan başımıza koca saltanat yaptık,

Üstüne çul vursanız it onu kanat sanır,

Eşeğe gem vurmayın, kendisini at sanır.“

Namdar Rahmi Karatay