Yolumuza Taş Koyuluyor
Yazarlar // 29 Ocak 2018 Pazartesi 23:28

İsmail BAŞARAN

Bir kral halkı için geniş bir yol yaptırma kararı aldı. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemedi. İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini söyledi.

Yarışma günü, insanlar akın ettiler. Bazıları en güzel arabalarını, bazıları en güzel elbiselerini getirmişti. Kadınlardan kimileri saçlarını en güzel biçimde yaptırmıştı, kimi de yanlarında en güzel yiyecekleri getirmişti. Gençlerden bazıları spor kıyafetler içinde yol boyunca koşmaya hazırlanıyordu.

Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralın yanına döndüklerine hepsi ayni şikâyette bulundu:

Yolun bir yerinde büyükçe bir tas ve moloz yığını vardı ve bu moloz yığını yolculuğu zorlaştırıyordu.

Günün sonunda yalnız bir yarışmacı bitiş çizgisine yorgun argın ulaştı. Üstü başı toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygıyla yönelerek elindeki altın kesesini uzattı:

"Yolculuğum sırasında, yolu tıkayan taş ve moloz yığınını kaldırmak için durmuştum. Bu altın kesesini onun altında buldum. Bu altınlar size ait olmalı."

Kral gülümseyerek cevap verdi:

"O altınlar sana ait delikanlı."

"Hayır, benim değil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadı."

"Evet" dedi kral.

"Bu altınları sen kazandın, zira yarışmanın galibi sensin. Yoldan en güzel geçen kişi sensin. Çünkü yoldan en güzel geçen kişi, ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldıran kişidir... "

Bu fıkrayı sadece fıkra olarak okuduysanız düşüneceğiniz o delikanlının zengin olduğundan ibarettir.

Oysa düşünülmesi gereken aslında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdur.

Türkiye ne zaman enflasyonu yener duruma geliyor, ne zaman vatandaş “tamam rahatlıyoruz” diyor, işte o zaman birileri yolumuza taş koyuyor.

Ancak Türkiye olarak biz o taşı kaldıracağımıza geri dönüyoruz.

Milli gelirimizin büyük bölümü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dış operasyonlarına gidiyor. Bir düşünelim son yıllarda ne kadar dış operasyon yapıldı?

Ülkemin milli gelirinin ne kadarı o operasyonlar için harcandı?

Sonunda ne oldu?

Kocaman bir hiç…

Terör yine durmadı, yine şehitler geliyor, yine sınırlarımızdaki ilçeler kasabalar terör örgütleri tarafından bombalanıyor.

Bu arada Türkiye’nin sınırları küçülüyor. Kıbrıs gidiyor, Ege Adaları gidiyor, teröristler yetmiyormuş gibi güney sınırımıza şimdi de ABD yerleşiyor.

İşin özü, şöyle veya böyle kuşatılıyoruz.

İçerde ise durum gittikçe vahimleşiyor. Üretemiyoruz, besicilik yapamıyoruz, ihracat yapamıyoruz.

Rakamlarla oynanıyor ve bizler aldatılıyoruz. Türkiye’deki Tıp fakültelerinden yeterli mezun veremiyoruz herhalde Suriye’den kaçanlar sınavsız doktor olarak atanıyor. Diplomalarının olup olmadığı, varsa da gerçek mi değimli bilmeden yapıyoruz bu işi.

Gerçi Türkiye’de diplomaya ne önem veriliyor ki!

GÜNÜN SÖZÜ

Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır. (Santra Guitry)