YİYİN EFENDİLER YİYİN
Yazarlar // 02 Ekim 2019 Çarşamba 09:59

İsmail BAŞARAN

Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarını izlerken vallahi de billahi de artık korkuyorum. Gülerek konuşmaya başlayınca aha yine zam geliyor diye geçiriyorum içimden. Aynı şey oldu kışa girerken doğalgaz ve elektriğe yine zam geldi.

Sayın bakan yine gülücüklerle anlattı zamları, gözümün içine bakarak dalga geçer gibi açıkladı zamları. Yüzde 15 olunca kulağı tırmalamasın diye lütfetti damat bey zammı 14.9 olarak açıkladı. Kısaca ok değil ebem saptı demeye getirdi.

Damat Beyimiz para hesapları yapıyor vatandaşa verirken de evin alışverişini kendisi yapmıyor herhalde. O nedenle de o zamların yaşamı nasıl etkilediğini anlamıyor.

Birader zam yapıyorsun, yaptığın zam sana az geliyor olabilir ancak vatandaş ekmek elden su gölden yaşamıyor, aybaşını zor getiriyor, banka karlarıyla dolanıp duruyor, biraz da vatandaşı düşünün be…

Zam yapmıyorlarmış, düzenliyorlarmış. Emeklilerin, işçilerin, çalışanların maaşlarını da düzenleyin yüzce 15 verin en az ha. Vatandaşa gelince vermeyin vatandaştan almaya gelince durmayın burun gitsin, nasıl olsa sesini çıkarmıyor kimse.

Havada her fırtınadan önce bir durgunluk olur bu tabiat olayıdır, unutulmasın şu anda o sessizlik var. Din iman söylemleriyle zamları örtmeye kalkanlar, artık bu söylemleriniz de işe yaramıyor ancak vatandaş henüz sesini çıkarmıyor.

İstanbul Depremi oldu, gündem yine değişti, millet açlığını ve zamları unuttu, sahi bu elektrik ve doğalgaz zamları neden bu ara yapıldı, zamlar Samsun’u nasıl etkileyecek, zaten batmakta olan üretin durma aşamasına gelecek mi?

Vatandaş yiyecek ekmek almakta zorlanıyor ancak saraylar yapıyoruz varaklı, ilkokul mezunları kürsülerde konuşuyor, koca profesörler de ilkokul mezunlarını dinliyor. Hiçbirisi de çıkıp sek ne çok biliyorsun diyemiyor.

Olsun, Tevfik Fikret’in dediği gibi “Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak, yarın, bakarsınız, söner bugün çatırdayan ocak, bugün ki mideler kavi, bugün ki çorbalar sıcak, atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak... Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı pür-nevâ sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin...” Vatandaşın verecek malı kalmayınca sonunda bakalım nesini yiyeceksiniz?

GÜNÜN SÖZÜ

İtfaiye ile ateş arasında tarafsız kalamam! (Winston Churchill)

02.10.2019
İSMAİL BAŞARAN
YİYİN EFENDİLER YİYİN
Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarını izlerken vallahi de billahi de artık korkuyorum. Gülerek konuşmaya başlayınca aha yine zam geliyor diye geçiriyorum içimden. Aynı şey oldu kışa girerken doğalgaz ve elektriğe yine zam geldi.
Sayın bakan yine gülücüklerle anlattı zamları, gözümün içine bakarak dalga geçer gibi açıkladı zamları. Yüzde 15 olunca kulağı tırmalamasın diye lütfetti damat bey zammı 14.9 olarak açıkladı. Kısaca ok değil ebem saptı demeye getirdi.
Damat Beyimiz para hesapları yapıyor vatandaşa verirken de evin alışverişini kendisi yapmıyor herhalde. O nedenle de o zamların yaşamı nasıl etkilediğini anlamıyor.
Birader zam yapıyorsun, yaptığın zam sana az geliyor olabilir ancak vatandaş ekmek elden su gölden yaşamıyor, aybaşını zor getiriyor, banka karlarıyla dolanıp duruyor, biraz da vatandaşı düşünün be…
Zam yapmıyorlarmış, düzenliyorlarmış. Emeklilerin, işçilerin, çalışanların maaşlarını da düzenleyin yüzce 15 verin en az ha. Vatandaşa gelince vermeyin vatandaştan almaya gelince durmayın burun gitsin, nasıl olsa sesini çıkarmıyor kimse.
Havada her fırtınadan önce bir durgunluk olur bu tabiat olayıdır, unutulmasın şu anda o sessizlik var. Din iman söylemleriyle zamları örtmeye kalkanlar, artık bu söylemleriniz de işe yaramıyor ancak vatandaş henüz sesini çıkarmıyor.
İstanbul Depremi oldu, gündem yine değişti, millet açlığını ve zamları unuttu, sahi bu elektrik ve doğalgaz zamları neden bu ara yapıldı, zamlar Samsun’u nasıl etkileyecek, zaten batmakta olan üretin durma aşamasına gelecek mi?
Vatandaş yiyecek ekmek almakta zorlanıyor ancak saraylar yapıyoruz varaklı, ilkokul mezunları kürsülerde konuşuyor, koca profesörler de ilkokul mezunlarını dinliyor. Hiçbirisi de çıkıp sek ne çok biliyorsun diyemiyor.
Olsun, Tevfik Fikret’in dediği gibi “Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın gider ayak, yarın, bakarsınız, söner bugün çatırdayan ocak, bugün ki mideler kavi, bugün ki çorbalar sıcak, atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak... Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı pür-nevâ sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin...” Vatandaşın verecek malı kalmayınca sonunda bakalım nesini yiyeceksiniz?
GÜNÜN SÖZÜ
İtfaiye ile ateş arasında tarafsız kalamam! (Winston Churchill)