Yeşil Leğendeki İstavrit ve Esnafın Hali
Yazarlar // 26 Ekim 2017 Perşembe 00:16

İsmail BAŞARAN

Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye, önce müthiş bir acı duydu dudağında, gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla  çekildi yukarıya...
Aslında hep merak etmişti, denizlerin üstünü, neye benzerdi acep  gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak bir yanda ölüm korkusu.
"Dudağı yarıklar " denir, şanslıdır onlar, hani görüp de gökyüzünü, insanı, oltadan son anda kurtulanlar.
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu, küçük istavrit anladı, yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende, cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci.
İnsanlar gelip geçtiler önünden bir kedi yalanarak baktı gözünün içine yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı bir de yeşil yosunu.
İşte tam o anda eğilip aldım onu. Yürüdüm deniz kenarına bir öpücük kondurdum başına, iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle, saldım denizin sularına.
Bir an öylece baka-kaldı sonra sevinçle dibe daldı. Gitti tüm kederimi söküp atarak, teşekkürü de ihmal etmemişti. Bir kaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak.
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu diye?
" Bir gün dedim, bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz, son ana kadar hep bir umudum olsun diye... "


Balık pazarında geziyordum, dün. Hani balık pazarı dedim de gerçek değil ha. Birkaç dükkan sıralanmış
Saathane Meydanının kenarında, balık satılıyor.
Balıklar tezgahta, fiyatlar cep yakıyor.
Satıcılar bağırıp duruyor.
Alıcıların büyük bölümü ise fiyatları görünce yutkunuyor. İstavritler küçük, hamsiler küçük, mezgit desen mezgit mi değil mi belli değil.
Barbunya bulabilene aşk olsun.
Ancak tezgahlarda büyük olan tek ne var biliyor musunuz?
Balıkların üzerine yazılmış fiyatlar büyük sadece.
Yakalandıktan sonra denize atılmayan balıkların karşısında yutkunanlar sadece kediler değil, benim gibi alıcılar da yutkunuyor.

FETÖ VE SAMSUN
Samsun'da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ByLock kullandığı tespit edilen aralarında avukat, emekli öğretmen ve serbest meslek çalışanlarının da bulunduğu 16 kişi gözaltına alınmış.
Araştırılacak ve yargılanacaklar.
Son zamanlarda Samsun’da yapılan bu tür operasyonlar arttı ve haliyle suçlamalar da arttı.
Polis gün geçmiyor ki yeni örgüt elemanı olduğu iddia edilen insan yakalamasın.
Yakalananlar delillerle yargılanıyor.
Buraya adar yapılan doğru.
Yani Ülkenin geleceğine yönelik kötü amaçları olanların ayıklanması ve
cezalandırılması kadar doğal bir iş olamaz.
Asıl soru şu:
Bu kadar FETÖ’cü Samsun’da ne zaman, Türkiye’yi kimlerin yönettiği ve kimlerin atadıkları zaman türedi?
Neden, zamanında bu FETÖ’cülerin yolu kesilmedi ve yakalanıp yargılanmadılar?
O zaman arkalarında kimler vardı?
Ne oldu da şimdi yakalanıp yargılanıyorlar?
İlleri yönetenlere, polislere baskı mı vardı, yakalamayın diye?
Gözaltına alınanlara bakılırsa Samsun üs olmuş da Samsunlunun haberi bile yokmuş.
Sadece Samsunlunun değil, Samsun’u yönetenlerin de tabi…

GÜNÜN SÖZÜ
Ölümden niye korkacağım ki? Ben varken o yoktur, o gelince de ben olmayacağım. Montaigne