Yaya güvenliğiymiş
Yazarlar // 04 Ekim 2019 Cuma 10:33

İsmail BAŞARAN

Türkiye’nin bütün bölgelerinde olduğu gibi Samsun’da da yaya güvenliğine dikkat çekildi ve uygulamalar yapıldı. Trafikte yayalara öncelik verildi, aslında olması gereken yapıldı.

Polislerin ve devlet büyüklerinin de katıldığı uygulamada hayret bütün sürücüler yayalara öncelik tanıdı. Etkinliğin yapıldığı noktanın dışındaki alanlarda da öncelik tanınmıştır umarım diye düşündüm ancak gerçeğin pek de öyle olmadığını gözlerimle gördüm.

Sürücülerin tamamını suçlayamam elbet ancak kurallara halen uymayanlar var, belki de böyle olması gerektiğini bilmiyorlar. Kişi ehliyetini alalı 40 yıl olmuş, o zamanlar yaya önceliği diye bir durum yoktu ortada, kalırımlar yayaların diğer bölgeler araçlarındır diye düşünülüyordu. Ehliyeti aldıktan sonra sürücü hiç kursa tabi tutuluyor mu, nasıl olsa ehliyetim var diye gaza basıp gidiyor mu?

Samsun’da ‘Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz’ etkinliği protokolün katılımıyla yapıldı da siz zannediyorsunuz hep öyle oluyor işler.

Bu etkinlikten bir gün sonra yolda yaya varken gaza basın geçenleri de gördüm dün. Yayaya korna çalıp el kol hareketi yapan sürücülere de tanık oldum.

Etkinlik yapılmalı tamam da önce kafalardaki düşünceleri değiştirmeli. En az her on yılda bir ehliyeti olanlar da sınava tabi tutulmalı, sınavı geçemeyenlerin ehliyetleri iptal edilmelidir. Asıl uygulama böyle yapılır, hayat böyle kurtarılır, yayaya saygı öyle gösterilir.

Samsun Vali Vekili Hasan Öztürk de “Yaya öncelikli trafik farkındalığını artırmak istiyoruz” dedi ya etkinlik sırasında umarım sözde kalmaz.

Yaya güvenliğiymiş, etkinlik alanında değil de etkinlik yapıldıktan üç gün sonra dışarıdan bakın bakalım ne göreceksiniz, üç gün önce öğretilenin ne kadarı uygulanıyor acaba?

 

SÜT FİYATLARI DA ARTMIŞ

Buyurun bakalım, elektrik, doğalgaz, ekmek, gıda ürünleri, giyeceklerden sonra şimdi de süt fiyatları artmış. Yahu süt fiyatlarının artması kimin neyine diyenleriniz olabilir.

Hangi belediye yeni yaptı, hangisi neyi yapmadı diye düşünmektense asıl düşünülmesi gereken süt fiyatları tabi ki. Bu bir gerçeğin yansımasıdır, nedir bu gerçek?

Türkiye’de ekilecek sahaların yok edilmesinin yanında ineklerin de artık süt vermemesinin göstergesidir. Hadi hep birlikte süt fiyatlarını düşünelim bir de, sonrasında yurt dışından inek getirelim de süt verimimiz artsın belki ucuzlar ha.

Ayıptır ve günahtır bu ülkenin insanına, açlığımızı unutturmak için şimdi de Başkanlık sistemi yeniden tartışmaya açılıyor, neymiş elli artı bir olmamışmış artık yüzde kırkın üzerinde oy alan Başkan seçilebilmeliymiş.

Bu ifadeler bile bir sistemin çöküş içinde olmasının göstergesidir. Yeniden seçilebilmek için her türlü dalavere yapmak isteyenler bıraksınlar bu işleri, sütü ucuzlatsınlar, zam yapmasınlar devamlı.

Türkiye, soygun düzeninden ayrılıp üretim düzenine geçmediği sürece unutmayın ki önümüzdeki günlerde tartışma konuları da değişecek, bu kez Suriye’den getirilenlerin geri gönderilmesi gündeme gelecek ki Türk vatandaşının ekmeğinden daha da çalınmasın.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kumar oynamanın en zararsız şekli, bir bahçe küreği ve bir paket tohumla olur. (Dan Bennet)