Yasaklar Kısmen Kalkıyor
Yazarlar // 29 Haziran 2021 Salı 08:29

İsmail BAŞARAN

İçişleri Bakanlığı, sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamalarının sona ereceği 1 Temmuz'da başlayacak kademeli normalleşmenin üçüncü etabına ilişkin genelge yayımladı.
Temizlik, maske ve mesafe kurallarına uymak kaydıyla, konaklama tesislerindeki kısıtlama ve tedbirlere 1 Temmuz itibarıyla son verilecek. Ayrıca nargile yasağı 1 Temmuz'dan sonra da aynı şekilde devam edecek. Nargile sevenler yandı demektir. Nargile içilen mekanlar da yabnmaya devm edecekler. Bu nasıl bir mantık anlamıyorum. Kendi topraklarında esrar ham maddesi kenevir ekilmesine izin vereceksin, nargile içilmesini yasaklayacaksın. Siz böyle bir yasağa anlam verebiliyormusunuz? Kısa bir not: Ne sigara ne nargile veya tütünün .hiçbir türünü  yirmi yıldan beri içmeyen ve kullanmayan birisi olarak soruyorum soruyu.
Nargile içilmesine izin vermeyen iktidar alkol tüketimini de yasaklıyor ancak nasıl oluyorsa vatandaşın evinde alkol üretimine sesin çıkarmıyor. Yapma rakı içen arkadaşlarla konuşurken sıkça “İktidar sayesinde kimyager olduk alkolğümüzü evimizde üretiyoruz” cümlesiyle karşılaşıyorum.
Bir iş ya yasaktır ya da değildir. Kısmen yasak ne demek oluyor? Vatandaş zaten pandemi yüzünden bunalmış vaziyette bir de siz yayaklarla can sıkmayın.
Samsun uzun sahili olan bir ilimiz. Teme’den başlayıp Yakakent’e kadar giden sahillerde yasaklar hangi ölçüde ve sat kaç dilimleri arasında olacak? Sahillerde polis araçları akşamları dolaşacak ve vatandaşı yine tredirgin edecek mi yoksa sadece kolluk görevi mi yapacaklar? İnsanlar polis görünce kendilerine yine hangi yasakl cezası uygulanacağını düşünüyor. Sahillerde kafelerin masalarında  üç dört kişi oturup sohbet edebilecek mi?
Deniz sezonu açıldı artık. Alınmassı geeken en önemli önlemlerden birisi de boğulmalara karşı cankurtaranların sahillerde görev almasıdır. O kadar önemli bir konu ki bu, özellikle  taş dolgu olan bölgelerde deniz ve dalga hareketleri sırasında çocukları kaya aralarında sıkışmaları ve tehlike atlatmaları kaçınılmaz.Ölümler de oluyor, buna da dikkat edilmesi herhalde. Önlemi kim nasıl alacak bilmem, ancak önlem alınması gerektiğini biliyorum.

PARALAR NEREDE?
Türkiye’de olmaz olmaz dememek gerekir. Bunu deneme yanılma yöntemiyle görenlerden birisiyim. Deprem olur vatandaş yardım eder paralar nereye gitti diye soru soramaz. Yıllardır bir varandaş olarak deprem vergisi ödedim, sizler de ödediniz. Ancak ne toplanan yardımlar ne de vergilerden depremzedelere ne kadar yarıdım yapıldığını bilmiyoruz.İktidarlar bu konuda açıklamada bulunmuyorlar. Biz ise para nerdee diye sorunca vatan haini ilan ediliyoruz.
Sonra da iktidardakiler yol yaptık, köprü yaptık diye  safsata yapıyorlar. Vatandaş olarak benim verdiğim yardımla deprem konutları yapıp dapıtacağınıza neden yol köprü yapıyorsunuz ve yardımları amaçdışı kullanıyorsunz ki?
Sadece deprem vergileri değil işsizlik paraları da Trkiye’de kayboluyor ve kmse hesabını vermiyor. Türkiye’nin tanıdığı isimlerden birisiydi rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu. Tokat’ta görev yaparken bir prensibi vardı; harcanmayan kalemlerdeki kalan paraları asla Ankara’ya geri göndermezdi.
Bir gün kendisine “Bu paraları bir kalemden ötekine aktarıp duruyorsun bir müfettiş gelse nasıl hesap vereceksin?” diye sormuştum. Aldığım cevap şöyle olmuştu:
“Beni Valilik görevden alıp burada yaptıklarımı incelemek üzere müfettiş olarak gönderseler 20 yılda hesapların içinden çıkamam. Bu işlerde önemli olan gece rahat uyuyabilmektir. İnsanın kursağından haram lokma girmemesidir…”
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. İyi insandı, iyi adamdı, iyi valiydi. Kısace tüm iyilikleri üzerinde topamıştı.

GÜNÜN SÖZÜ

Zamanında davranmasını bilmedikten sonra konuşmanın hiçbir yararı yoktur.(La Fontaine)