Yaşadığım Bir Olay
Yazarlar // 25 Ocak 2017 Çarşamba 22:35

İsmail BAŞARAN

Allah rahmet eylesin, Türkiye'nin yetiştirdiği önemli isimlerden birisi de trafik kazası sonrası Hakk’ına kavuşan Vali Recep Yazıcıoğlu idi.

Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği döneminde 1992 yılında deprem olmuş yüzlerce insanımız ölmüştü.

Depremin üçüncü günüydü. Çadır dağıtımında aksamalar meydana gelmiş Erzincan halkı Vilayet Binası'na doğru yürüyordu. Çadır için yürüyüş yapılıyordu.

Halk tam Vilayet Binası'nın kapısının önüne gelince Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu  karşılarına dikilmişti.

Şunları söylüyordu:

"Yürümekle çadır vereceklerse haydi Ankara'ya yürüyelim hep birlikte. Ben sizin önünüzdeyim, haydi."

Ve Rahmetli Vali Yazıcıoğlu, Vilayet Binası'nın merdivenlerinden inip Ankara'ya doğru yürümeye başladı.

Bir taraftan da dönüp kalabalığa bağırıyordu:

"Haydi yürüsenize..."

Birkaç dakika önce Vilayet Binası'na yürüyenler, Vali'yi durdurmaya çalışıyorlardı.

Sadece bu kadarı gazetelere yansımış, televizyon haberlerinde gösterilmişti.

İki gün sonra ise dağ taş çadırla dolmuş Erzincan adeta "Çadır Kent" oluvermişti.

Bu olaydan çıkarılacak derse gelince:

Karar almak ve uygulamak ciddi iştir, yürek ister.

Önümüzde seçimler var.
Millet yine sandığa gidecek.

Sandıkta oylarınızı kullanırken, takım tutar gibi değil, kimlerin sizin adınız siyaset yaptığını, kimlerin ise siyaseti kendi emelleri için alet olarak kullandığını...
Unutmazsınız umarım.

 

SAMSUN VE İŞSİZLİK
Ekonomisi günden güne zayıflayan ve üretimi buna paralel olarak haliyle düşen Samsun’da istihdamı artırıcı önlemler alınacağını beklerken bakın nasıl bir haberle irkildim.
Samsun’da bir belediye İstanbul’dan gazeteci ithal etmiş.
Duyduğuma önce inanamadım, sonrasında ise olur dedim olur, bu kentte her iş olur.
Neden acaba?
Kendi işlerini yaptırabilecekleri bir gazeteciyi bulamadılar mı Samsun’da yoksa sırtı kalın birisi mi gönderdi?
Ayıptır,  bu şehre, günahtır.
Önümüzdeki seçimlerde Samsun’daki Belediyelere başka bir yerlerden  Başkan adayı gelirse de şaşırmayacağım.
Hep diyorum ya, bu kent sahipsiz.

 

GÜNÜN FIKRASI

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.

"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.

"Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin" der adam.

Yönetici sinirlenir:

"Sen mühendissin değil mi?" diye sorar.

"Evet." der adam. "Nereden bildin?"

"Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap yüzde yüz doğru fakat hiç bir işime yaramıyor."

"Sen de yöneticisin değil mi?"

"Evet sen nereden bildin?"

"Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu simdi benim suçum oldu."

 

GÜNÜN SÖZÜ

Merhamet duymadığın zamanlarda kimseyi yargılama.