Yaşa Takılanlar
Yazarlar // 17 Kasım 2021 Çarşamba 11:03

İsmail BAŞARAN

Türkiye son günlerde yaşa takılanlar konusuyla çalkalanıyor. Yaşa takılanlar arasında birinci derece yakınlarım da var, bu nedenle her konusunu ciddi bir şekilde izliyorum. Emeklilikte yaşa takılanlar ne demek? Önce buradan başlayayım.

Türkiye’de yasalar gereği 18 yaşından gün almış kişi sigortasız bir işte çalıştırılamaz. Yani işveren birisini işe alacaksa sigortasını yaptırmak zorunda aksa durumda kaçak işçi çalıştırmaktan ceza yiyebilir.

Ancak Türkiye’de yasalar uygulanmaz bir kişinin söyledikleri yasa olarak kabul edilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararları hiçe sayılır. Kararları hiçe sayılan hiçbir milletvekili de istifa etmez ve Türkiye’nin Meclis çoğunluğunun eksilmesine yol açıp seçime gidilmesinin önünü açmaz. Meclis olmaz ve Kanun Hükmünde Kararlarla yönetim sağlanmak isteniyorsa seçilmişler değil atanmışlar devreye girer ve demokrasi ortadan kalkmış olur. Alınan garip kararlarla da işe girişte 25 yıl sonra SSK’dan emekli olacağı kararı bulunan kişi de emekli olamaz bir türlü.

Ancak bu karardan dönülmesi sanırım gündeme gelecek, çünkü bu ve benzeri konularda İktidar sert tavrını sürdürürse ne Cumhurbaşkanlığı ne de TBMM üstünlüğü seçimlerde kalmaz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Meclis grubunun, önümüzdeki seçimlerde yeniden kazanabilmek için bugünden bazı değişikliklere girmesi gerekir, aksi durumda tren perondan kalkmış olacaktır. Tren kaçınca da sandık ortaya çıktığında sadece emeklilikte yaşa takılanların oylarıyla bile hem Cumhurbaşkanlığı sistemi hem de AK Parti’nin Meclisteki üstünlüğü ortadan kalkabilir. Bu da yeni Cumhurbaşkanı ve muhalefetin TBMM’deki üstünlüğü eski defterlerin açılmasına ve ardından da yargıların başlanılmasına yol açabilir. İşte sadece bu nedenle bile hem emeklilikte yaşa takılanlar hem çalışanların haklarının verilmesi konusu gündeme gelir sadece bu iki grup bile iktidarın düşmesine yeni bir iktidarın gelmesine yol açabilir.

Sonrasında da iktidar güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökmesin o zaman yıldızları da gözden kaçırabilir. Peki, sandık gelecek mi, er ya da geç gelecek ortaya. İşte o zaman bugün söylenenlerin ne kadar boş laflar olduğunu iktidar görmüş olacak.

İktidarın devam etmesinin tek yolu vatandaşı, çalışanı ve emekliyi üzmemekten geçmektedir. Ben Türkiye’de önüne yazar kasa atılan başkanlar da gördüm, bu gidişle yazar kasa değil de ayaklarının dibine boş tencereler boş fileler atılan liderler ve vekiller de görebiliriz, çünkü halk gerçekten düdüklü tencerede kaynar vaziyette. Eğer düdüklü tencere çok ısınırsa patlar ve yakınında neler varsa yakar yıkar. Tencerenin patlamaması için tencerenin altını çok ısıtmamak veya kapağını biraz aralamak gerekiyor.

Bunun tek yolu da öncelikle emeklilikte yaşa takılanlar ve ek göstergeler konularının bir an önce halledilmesi, Türkiye’nin yine eskisi gibi üreten toplum haline dönüştürülüp tüketen toplundan çıkarılmasıdır.

GÜNÜN SÖZÜ

Önyargılar, insanları birbirlerinden uzak tutmak için bilgisizlikten yapılmış zincirlerdir.