Yargı FETÖ 'nün Peşini Bırakmıyor
Yazarlar // 06 Aralık 2017 Çarşamba 09:30

İsmail BAŞARAN

Gün geçmiyor ki bu örgütle bağlantısı olan birileri yakalanmasın.
İş arık nerelere gelmiş görün.
Samsun'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmasında kapsamında gözaltına alınan 6 askerden 3'ü mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 asker ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış.
Demek ki bu örgüt, Türkiye'nin can damarlarına hatta kılcal damarlarına kadar sızmış.
Ancak ne hikmetse bu araştırmalar ve soruşturmalar askere kadar uzanıyor da, siyaset ayağına bir türlü uzanamıyor.
Acaba neden?
Dün, bu örgütün liderinin dizinin dibince oturanlar, elini öpenler bir türlü su yüzüne çıkarılamıyor.
Örgütün siyaset ayağı da vardır herhalde. Ancak ne hikmetse işin orasına kimse dokunamıyor.
Siz, bu örgütün siyaset ayağı olmadığına inanıyor musunuz bilmiyorum da ben inanmıyorum.
Orduya sızmış, milli eğitime sızmış, öğretim üyeleri arasına yani üniversitelere sızmış örgüt nasıl olmuş da siyasete sızmamış?
Adalet ve Kalkınma Partisi'nde bir yenilenme başlatıldı ve de sürdürülüyor.
Türkiye'nin iktidar partisinin içine hiç mi sızmamış bu örgüt?
Ben bir il ve ilçe başkanının görevden örgüt suçlamasıyla alındığına daha tanık olmadım. Hep yorgunluk deniliyor.
İnsanlar istifa ettiriliyor ve ağlayarak gidiyor. Özellikle de belediye başkanları. Ancak ne hikmetse haklarında kimse suçlamalarda
bulunmuyor. Görevden alınanlar da seslerini çıkaramıyor. Acaba açıkları mı var diye düşünmüyor değil insanlar.
Ordu'da erlere kadar giren soruşturma ve tutuklamaların siyasete de girmesi kaçınılmaz görünüyor da ne zaman olacak işte o belli değil.
İşe de FETÖ örgütünün liderinin dizinin dibinde oturanlarla başlanılmalı sanırım.

 

ŞU YOLU BİR BTİREBİLSEK
Kaç aydır, hatta yıldır bir türlü bitiremedik yolu.
Yol da değil, kavşağı bitiremedik bir türlü.
Neden?
Bilmiyorum ancak akıl yürütebiliyorum. Plansızlıktan, plansızlıktan.
Hani Otogardan çıkıp Atakum istikametine dönülecek ya, Sinop istikametine dönülecek ya işte orasından bahsediyorum.
Kavşak değil labirent mübarek.
İçine giren çıkamıyor, çıkan giremiyor.
Oraya harcanan paranın ne kadar olduğunu bile sormuyorum.
Buradan, o kavşağı bir türlü bitiremeyenlere bir soru soracağım:
Ankara'ya giderken yolun sağında kalan işyeri sahiplerini hiç düşünmüyor musunuz?
Orada çalışanları düşünmüyor musunuz?
Eğer bu işte bir art niyet yoksa bitirin kardeşim o kavşağı. Oradan geçenlere de yazık, işyerine, evine gidecek olanlara da yazık.

 

GÜNÜN SÖZÜ
Bir yıllık varlık istersen buğday, on yıllık varlık istersen ağaç, yüz yıllık varlık istersen insan yetiştir.