Yardımlar Sorun Olmamalı
Yazarlar // 21 Nisan 2020 Salı 14:28

İsmail BAŞARAN

Son günlerde yardımlar konusu tartışılırken İktidarın da vatandaşın üzerinde hangi ölçüde baskı kurduğu ortaya çıktı. MİLLET İttifakının belediyeleri bağış toplamaya başlayınca Cumhurbaşkanlığı da aynı yola girdi. Sonrasında da bir karar çıktı ve devlet içinde devlet olmaz denilerek Belediyelerin yaptığı yardımlar yasaklandı.

Bu nasıl bir kafadır, vatandaşın kime nasıl yardım yapacağı konusunda iktidar karar alabilir mi, bunun adı demokrasi falan değil, vatandaşın hür iradesine vurulmuş bir darbedir. Vatandaş olarak ben yardımımı sokağımdaki veya mahallemdeki garibana yapamayacak mıyım?  Bu işin sonu sosyal paylaşımın önüne geçmek anlamı taşır.

Önümüzde Ramazan ayı var ve sonunda da Ramazan Bayramı. Vatandaş olarak ben fitremi veya zekâtımı sokağımdaki ya da mahallemdeki garibana yapamayacak mıyım?

Bırakın bu işi, İktidardaki yönetenler, yönetilenlerle yarışa girerse ince iktidar sorgulanır. Neden mi sorgulanır: Derler ki, ne oldu da kendine yeten ülkede vatandaş ardık yardıma muhtaç hale getirildi. Ne oldu da üretim azaldı, tüketim arttı? Ne oldu da toplanan vergilerden oluşturulan devlet bütçesi bu kadar açık verdi, kara gün paraları azaldı.

İktidar kararlar aldı, muhtaç olanların banka hesaplarına paralar yatırılacakmış, iki milyon insanın hesabına yatmış, iki milyon insanın daha hesabına yatacakmış. Demek ben vatandaştan sayılmamışım. Emekliyim de emekli maaşımı benden yıllardır kesilen primlerden alıyorum. Ancak iki yıl milletvekili olan sürekli milletvekili emekli maaşı alıyor. Oysa Türkiye’de büyük kesim açlık sınırı altında yaşamaya çalışıyor.

Yapılan yardımları kimin yaptığı iktidarı ilgilendirmemeli, eğer ilgilendiriyorsa iktidarın gidişinin ayak seslerinin duyulmasının korkusudur bu. Eğer İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri AK Parti’li olsaydı acaba yardımları durdurulacak ve açtığı hesaplara el konulacak mıydı, asıl cevaplamamız gereken soru bu?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Öyle bir açmaza düştü ki Vatan uyku belli değil, düş belli değil. Çöktü üstümüze bir kara duman, ışık belli değil loş belli değil. (Ümit Yaşar Oğuzcan)