Yanlış Rakamları Doğru Toplamak!
Yazarlar // 17 Mart 2017 Cuma 23:45

İsmail BAŞARAN

İsmail Hakkı Berkman adında bir öğretmenimiz vardı. 1970 yılının öncesinde Trabzon Lisesi'nde okuduğumuz yıllarda. Bir gün geldi ve "Çocuklar istatistik yanlış rakamların doğru toplanmasıdır" dedi. Bu ifade benim hiç aklımdan çıkmadı. O zamanlar ne demek istediğini pek de anlamamıştım rahmetlinin. Ancak şimdi gayet iyi anlıyorum.

Hükümet çevrelerinden yapılan açıklamalara bakıyorum; Türkiye'nin büyüme hızı yüzde onlara yaklaşmış. Son 38 yılın en büyük rakamıymış bu.

Kişi başına milli gelir dört bin doları aşmış.

Bu gidişle iki ay sonra altı bin doları aşacakmış.

Aksi ispat edilene kadar yapılan bu açıklamalara doğru demek gerekiyor herhalde.

Yalnız anlamadığım, kafamın bir türlü basmadığı bir olay var. Benim memleketim madem bu kadar hızlı kalkınıyor, zenginleşiyor, milli geliri dört bin doları aşıyor da bu bana neden yansımıyor?

Vatandaş neden geçim zorluğu çekiyor?

Kalın kafalılığımdan mı nedir, bir türlü anlamıyorum. Ve rahmetli öğretmenimin "istatistik yanlış rakamların doğru toplanmasıdır" sözü geliyor aklıma.

Bu büyüme olayı ve milli gelirin artması da böyle olmaya sakın.

Çünkü vatandaş geçim zorluğundan ağlamaklı oluyor da.

 

İŞTE YAPILMASI GEREKEN

Bir referandum tutturmuş gidiyoruz.

Ve bu arada da gerçekleri görmüyoruz veya umursamıyoruz.

Samsun Valisi İbrahim Şahin öyle bir konuya parmak basmış ki, işte gerçek dedirtti Vallahi.

Vali Şahin Sağlıkta şiddetin önlenmesi için dizilerin senaryolarına farkındalık yaratacak metinlerin eklenmesi gerektiğine dikkat çekmiş.
Vali Şahin’in dediği gibi iletişim konusu Sağlıkta çok önemli bir noktadır.
Ancak buna aldıran pek yok galiba.
Benim gibi dizi meraklıları bilirler. TV’de hangi kanalı açarsanız açın mutlaka bir çocuk kaçırma dizisi görürsünüz. Veya bir dizide kadını tokatlayan bir hareket veya kadına hakaret içeren konuşmalara rastlarsınız.

Bu olaylar neden çok işleniyor acaba?
Toplum olarak kadına verdiğimiz değeri mi sergiliyor ne dersiniz?
Bence kadına verdiğimiz değer bu bile değildir.

FETO SAMSUN’DA BİTMEYECEK Mİ?
FETO olayı çıkmadan bu işin yuvasının Samsun olduğu söylenip duruyordu da inanmıyordum.
Ancak şimdi yavaş yavaş inanmaya başladım bu söylentilere.
Baksanıza kurumlara el atıkçı bu yuvalanmaya rastlanıyor.
Son günlerde Samsun’daki Sahil Güvenlik Komutanlığı da FETO yuvası çıkmış.
Göz altına alınanlar, yapılan sorgulamalar var.
Bu kadar yuvalanma yapılırken güvenlik birimleri neredeydiler?
Askerin ve polisin de bu birimleri var diye biliyorum.
Bir balığın bayatladığını ve koktuğunu burnunuza kadar getirmenize gerek yok. Başındaki solungaçlarını açın bakın rengi bozulmuşsa balık bayattır.
Onun için “Balık Baştan Kokar” derler hep.

GÜNÜN FIKRASI

Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar:

"İsa seni izliyor!"

Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri aramaya devam eder. Tekrar aynı sesi duyar:

"İsa seni izliyor!"

Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye başlar ve bir papağan görür:

"Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar.

Papağan:  "Evet, yalnızca seni uyarmak için", der.

Hırsız:  "Ne! Beni uyarmak mı! Kimsin sen? Adın ne senin?"

Papağan: "Musa", diye cevap verir.

"Musa?" der hırsız, "hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki!?"

Kuş cevap verir: "Bilmiyorum. Tahminimce arkanda duran dobermana 'İsa' adını veren salak olabilir..."

 

GÜNÜN SÖZÜ
​Bir ülkede, kısa boylu insanlar uzun gölgeler veriyorlarsa, orada güneş batıyor demektir.​