Vicdanımızda Sorgulayalım
Yazarlar // 20 Ağustos 2020 Perşembe 15:30

İsmail BAŞARAN

Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Mustafa Demir’i gelin hep birlikte vicdanımızda sorgulayalım ve ilk olarak şu soruyu soralım: Büyükşehir Belediyesi Başarılımı?

Ardından da kendi vicdanımızda siyasi tarafını hiç düşünmeden yanıt verelim soruya. Samsun’da yaşayan birisi olarak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin başarılı olduğunu söylemem mümkün değil. Seçim öncesi ne vaat ettiyse yerine getiremedi.

Su fiyatları ucuzlayacaktı, bindirdiler. Toplu taşımacılık evlere şenlik… Her ne kadar sosyal mesafe bırakılıyorsa trenlerde, kurala aldırış eden yok gibi. Su fiyatları aldı başını gidiyor. THY’nin bir anonsu vardı yıllar önce “kemerleri sıkın, sigaraları söndürün” denilirdi. Anons “uçuşa geçiyoruz” iki kelimesiyle biterdi.

Sigaraları söndürdük, kemerler zaten bağlı durumda, ancak hayat pahallılığı biraz daha artarsa, pantolonun yerinde durması ve belden aşağı kaymaması için eliniz hep belinizde olsun. Bu gidişle zamlar Samsun’da insanların pantolonlarının düşmesine ve popoların açık kalmasına yol açabilir. Sonrası ne mi olur, kurtarabilirseniz kurtarın malum yerinizi.

Bir de millet bahçesi vardı, ne oldu sahi? Orada çaylar ve simitler şirkettendi. Bu kadar zaman geçti ben daha ne çay içtim ne de simit yedim.

Çaylar ve simitler şirketten ya gerisi kimsenin umurunda değil. Ne Samsun’daki işsizlik, ne kapanan işyerleri ne de bu nedenle evlerine giderken ekmek götüremeyecek olan anne ve babalar, evlerinde getirilecek olanları yiye bilmek için karınları acıkmış bekleyen çocuklar.

Çaylar ve simitler şirketten ya gerisi hikâye. Hayır, hikâye değil gerisi,  evde ekmek bekleyenler var hikâyenin son sayfalarında. Olsun çaylar ve simitler şirketten ya.

Bu kadar işsizlik bu kadar açlık ortadayken millet bahçesi nereye yapıldı çevresinde daha ne kadar işyeri kapanacak?

Kapanacak işyerleri nereye taşınacak, henüz belli değil, o işyerlerinde insanlar iş bulabilecek ve evlerine ekmek götürebilecekler mi?

Varsın götürmesinler anne ve babalar evlerine ekmek, çaylar şirketten ya. O şirket ki önce vatandaşı muhtaç ediyor kendine, sonra yardım ediyor ardından da iktidarda kalabilmek için sokaklarında aç yatılan kentlerdeki insanların oylarını alıyorlar. Gelin Türkiye’nin içine düşürüldüğü durumu vicdanımızda sorgulayalım


GÜNÜN SÖZÜ

Okurken yalnızca yazarın düşüncelerini dikkate almakla kalmayın, kendinizin ne düşündüğünü de tartın. (N. H. Kleinbaum)