Vatandaş Artık Gülüp Oynuyor
Yazarlar // 30 Kasım 2017 Perşembe 23:01

İsmail BAŞARAN

Padişah, vezirine bazı temel maddelere zam yapılması buyruğunu vermiş.

Zam yapılmış.

Tebaa kızmış.

Padişah vezirini çağırıp sormuş halkın zammı nasıl karşıladığını.

Vezir; Kızıyorlar Haşmetlim diye cevap vermiş.

Padişah birkaç gün sonra yine zam yapılmasını emretmiş. Emri hemen yerine getirilmiş. Padişah yine sormuş vezire: Ne yapıyor tebaam?

Vezir cevap vermiş: Size çok kızıyorlar Haşmetlim.

Birkaç gün sonra padişah yine zam yapılmasını emretmiş. Vezir emri yerine getirmiş. Padişah yine sormuş vezire:

Ne yapıyor tebaam?

Vezir cevaplamış soruyu: Zam hoşlarına gitti, gülüp oynuyorlar Haşmetlim.

Bu cevap üzerine padişah şöyle konuşmuş:

Amman haa, işin dozunu kaçırdık herhalde. Bazı zamları geri alın, piyasayı ucuzlatın..."

Zam, zam, zam...

Piyasaya o kadar çok zam geliyor ki, vatandaş artık nerelere zam geldiğini saymayı bile bırakmış durumda.

Bir gün elektrik, bir gün doğalgaz...

Bir başka gün su, bir başka gün dolmuş...

Dedik ya vatandaş artık nereye zam geldiğini ancak kabarık faturalar eline geçince anlıyor.

Bakıyor gider çok, gelir ise yerinde sayıyor.

"Nereye gidiyoruz" diye soruyor artık.

Ben de bu sorular karşısında "Geçmiş ola" diyorum.

"Geçmiş" ola...

Türkiye binmiş bir alamete gidiyor kıyamete.

Anlamıyorsunuz bile değil mi?

 

DENETİN YAPILACAK MI?

Artık seçim sıkça konuşulmaya başlandı. Çünkü mevcut partiler kendilerini yeniliyorlar, yeni partiler kuruluyor, mevcut partiler bu nedenle de kan kaybetmeye devam ediyor.

Seçimin yaklaşmasının en büyük göstergesi seyyarların cadde ve sokaklarda gittikçe artan hâkimiyeti sanırım.  Dilencilerin, özellikle de Suriyeli olanların artması buna ses çıkarılmaması, zabıtaların topladıkları paralara el koymaması. Hâlbuki bu iş seçim ufukta görülmeden yapılıyordu.

Suriyeli dilenciler o kadar çok arttı ki artık yayalar özellikle bazı bölgelerde yolda yürüyemez duruma geldi.

Merak ediyorum; bu günden denetimleri savsaklamaya başlayan belediyeler seçin yaklaştıkça ne yapacaklar?

Aslına bakarsanız soru bile garip kaçıyor, cevabı belli yani.

Arabayı eline alan sokağa çıkacak.

Her köşe tutulacak.

Ekmek aslanın ağzında değil sokakların köşesinde...

 

GELELİM TRT'YE.

Önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grup toplantısında konuşuyordu.

TRT de bu konuşmaları canlı yayınlıyordu.

Ancak ne olduysa oldu, Kılıçdaroğlu'nun konuşması bir arda kesiliverdi. Tam da Kılıçdaroğlu, elinde bulunan belgeleri sallarken oldu bu kesinti.

Neden acaba?

Bu konuşma kesilip neden hemen garip garip yayınlar başladı.

Kim ve neden müdahale etti yayına?

Eğer müdahale olabiliyorsa, bundan sonra TRT'nin yayınlarına inanmamak mı gerekir sorusu geliyor insanın aklına.

Bir başka konu da, yanlı yayıncılık yaptığı ayan beyan ortaya çıkan kurum için kullandığım elektrikten TRT yapı alınmasını da istemiyorum.

Benden neden alınsın ki?

Alana da hakkımı helal etmiyorum...

 

GÜNÜN FIKRASI

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür.

Yaklaşır ve sorar: "Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?".

Adam: "Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler." der.

Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:

"Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın?".

Temel: " Ben..." der, "İdrar tahlili yaptırmaya geldim..."

 

GÜNÜN SÖZÜ

Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllı insan başkalarının aklını da kullanır. Bernard SHAW