Uyutuluyoruz
Yazarlar // 16 Mayıs 2018 Çarşamba 21:49

İsmail BAŞARAN

Türkiye ikide bir seçim tantanası içine sokuluyor ve insanımız uyutuluyor. Bazı gerçekleri vatandaşın bilmemesi için suni gündemler yaratılıyor.

Bu gündemlerle birlikte siyasi partilerin liderleri birbirlerine saldırıyor, Türkiye’de çeşitli tarikatlar türetiliyor. Bu tarikatlar ile aklımız karıştırılıyor. İktidar yanlısı veya karşıtı söylemler gırla gidiyor.

Biz böyle gündemlerle uyutulurken Dünyadaki ekonomik tetikçiler ise ellerini ovuşturuyor, halimize gülüyorlar.

Sizlere bir hatırlatma yapayım ve neden uyutulduğumuzu dilim döndüğünce aktarayım buradan.

Borla çalışan araba üretildiği biliniyor. Bu araba ise maliyeti 200 TL olan bir kg bor ile 19 000 km yol yapabiliyor. (1100 kg. oto sabit 100 km süratle giderse) Bu demek oluyor ki petrolün sonu geliyor.

Ancak ekonomik teröristler tam tersine bor işletmeciliğinin kansere yol açtığını iddia ederek insanları BOR madeninden soğutma çabası içine giriyor. Oysa bu mucize maden kanser tedavisinde de kullanılmaktadır.

İşte bu nedenle Türkiye kıskaçta bulunuyor.

Çeşitli kumpaslar kurularak sınırlarımızda terör beslenerek Türkiye’nin teröre odaklanması sağlanıyor. Terörün bitirilmesi için de ülkemiz mücadele içine sokuluyor, insanımız oyalanıyor.

Ha bu arada biz suni gündemlerle, dış kaynaklı terör olaylarıyla oyalanırken haberimiz bile olmadan dış güçler arabayı bor madeniyle çalıştıracak patentli 600 adet proje olduğu üretiyor.

Tabi bu konuda Türkiye sınıfta kalıyor ve hiçbir proje üretmiyor, kaynakları üretimlere değil tüketimlere harcıyor.

Oysa Türkiye’nin dünyada bor rezervinin yüzde 73’üne sahip bir ülke olduğu biliniyor.

Bizim dışımızda tüm dünya Türkiye’nin geleceğin Dubai’si olduğunu biliyor.

İşte bu nedenledir ki Uluslararası ekonomik teröristler Türkiye ve Türk insanı uyanmadan bu kaynağı ele geçirmeyi planlıyor.

Türkiye’de ise ne hikmetse hep seçimler tartışılıyor, referandumlar tartışılıyor.

Çevre Mühendisleri, Maden Mühendisleri gibi odalar bu konularla çalışmalar yapıyor mu acaba, yoksa onlar da sadece odalarının seçimleriyle ve Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle mi ilgileniyorlar?

 

LİSTEYE GİRENLER VE GİREMEYENLER

Siyasi Partilerde liste savaşı sürüyor. Aday adayları listeye girebilmek hatta bu listede seçilebilecek noktalarda yer alabilmek için ilçe ilçe dolaşıp hem teşkilatlarla hem de vatandaşlarla görüşüyorlar.

Listeye girenler ve seçilebilecek noktada yer alacaklar memnun ve mutlu olacaklar haliyle ancak yerlerini beğenmeyenler ne yapacaklar, seçim sonuna kadar canla başla çalışacaklar mı yoksa işlerine dönecek veya tatile mi çıkacaklar?

Bendeki de merak işte.

Bu arada Samsun’daki seçimler de vatandaş arasında çokça konuşulmaya başlandı. Konuştuğum bazı isimler Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda fikirlerinin netleştiğini, milletvekilliği seçimleri konusunda ise kararsız kaldıklarını dile getiriyorlar.

Samsun’un ekonomisinin günden güne gerilediğini, mağazaların kapandığını dile getirenler de var, ekonominin patladığını söyleyenler de.

Ancak ekonomisi patlayan Samsun’da ne kadar icralık dosya olduğundan, sokaklardaki dilencilerin arttığından, insanların geçim sıkıntısı içinde olduğundan, çay ocağına gidip bir çatla iki saat oturanlardan kimse bahsetmiyor.

Ekonomisi uçan Samsun’da çay ocaklarının sürekli mantar gibi çoğaldığı, artık mahalleleri geçtik sokak aralarında bile sürekli çay ocağı açıldığından da bahseden yok.

Siyasiler bir de o çay ocaklarına guruplar halinde gidip boy göstereceklerine tek başlarına gidip bir çay içseler de dinleseler vatandaşın nelerle dertlendiğini.

Özellikle iktidar milletvekili adayları bakalım milletin içine çıkmaya yüzleri olacak mı?