Uyan Türkiye
Yazarlar // 11 Ağustos 2018 Cumartesi 18:23

İsmail BAŞARAN

Türkiye’nin son 15- 20 yıl öncesini yaşayanlar hatırlarlar; mahalle bakkallarını ve “yaz amca aybaşında öderim” cümlesini.

Üzerlerine giyecek elbise veya çamaşır alacakların da aynı cümleyi kullandığını hatırlayacaklar.

Aslında bu cümleleri hatırlayanlar genellikle dar gelirli ve maaşlı çalışanlardı.

Bu durumdan esnaf pek de şikâyetçi değildi, çünkü o zamanlar insanlar borçlarına sadıktılar.

Şimdilerde mahalle bakkalı pek kalmadı, çünkü insanlar genellikle mahalle bakkalından vazgeçip AVM’lere ve zincir marketlere yöneldi.

Buralarda kredi kartı geçiyor çünkü.

Kredi kartı geçiyor da o kartın ödeme tarihi gelince özellikle dar gelirli vatandaşı alıyor bir “ödeyebilecek miyim” sıkıntısı.

Şu sıralar hem AVM hem de zincir marketlerin en büyük müşterileri “elbebek gülbebek” yaşayan Suriyeliler oldu.

Bunlar nasıl böyle yaşıyorlar, hem çalışmıyorlar ve üretime katkıda bulunmuyorlar hem de iyi yerlerden giyiniyorlar.

Çünkü ceplerinde benim devlete verdiğim verdiden yatırılmış paralar bulunan kredi kartları var.

Alışverişlerin böyle yapıyorlar.

Samsun’da çiftlik caddesinde ve Mecidiye’ de gezerken bazı mağazaların işlerinin bozuk olduğu kanısına vardım, hatta kapatanlar bile var.

Sebebini sorduğumda ilginç bir gözlemle karşılaştım.

Çünkü Samsun’daki Suriyeler kentin çeşitli bölgelerinde kurdukları GETTO’larda kendi mağazalarından veya dükkânlarından alışveriş yapıyorlarmış.

Hatta iş sanırım daha da ileri gitmiş ve kendilerinden alışveriş yapmayan Suriyelileri tehdit boyutuna ulaşmış.

Türk esnaf da böylece bir kıskacın içine girmiş. Zincir marketler ve mağazalar yetmezmiş gibi şimdi de GETTOlar. Esnaf’a böyle tokatlar atılırken çeşitli esnaf odaları ne yapıyorlar, seyirci mi kalıyorlar?

Bu seyircilik nereye kadar sürecek, kredi vermekle bu işler düzelmez, yarın bu kredileri geri alamayacak duruma gelir odalar.

El cümle esnafa tokat atanlar, esnafı destekleyen vatandaşlar ve esnaflar tarafından çok büyük bir tokat yiyebilirler.

Devleti yönetenler unutmayın “Ekonomik tetikçiler” işbaşında.

Türkiye’ye kredi verebilmek için sırada bekliyorlar.

Türkiye’yi yönetenlerin büyük bölümü ile yönetenlere oy verenlerin tamamı “tetikçilerin” kimler olduğunu bilmiyorlardır bile.

Size bir kopya vereyim:

Türkiye’yi yurt dışından ziyaret edenlere iyi bakın şu sıralar, hepsi kredi verebilmek için sıradalar.

İşte ekonomik tetikçiler onlardır, çalıştıkları ülkeler ise kredi verenlerdir.

Gelin Türküyü koro halinde söyleyelim:

Uyan sunam terine “UYAN TÜRKİYE” diyelim.

Millet olarak aklımızı başımıza alalım sonra eşeğini kaybeden Nasrettin Hoca’ya döneriz biz de.

Nasrettin Hoca, eşeğini çaldırınca çırpınıp bağırmaya, çevresini aranmaya başlamış. Kendisini bu halde gören kadı sormuş ona:

Eşeği kime, nasıl çaldırdın?

Nasrettin hoca, şöyle bir ters ters bakmış kadıya. Sonra da yanıtlamış onu:

Bu soruların cevabını bilseydim zaten aramazdım...

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bir memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz; Onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır, orada adalet ve erdem hüküm sürer. (Konfüçyus)