Türkiye'nin En Kuzey Ucu İnceburun
Yazarlar // 15 Ocak 2018 Pazartesi 09:26

İsmail BAŞARAN

O zamanlarda Milliyet Gazetesi’nde çalışıyorduk. Halk Gazetesi’nin Spor Servisi Müdürü Davut Aktaş ile birlikte çıktık yola. Gideceğimiz yer Sinop’un İnceburun mevkii, yani Türkiye’nin en kuzey ucu.

Bir istihbaratı değerlendirmek için gidiyoruz. Altımızda eskiden topsa denilen bir otomobil… İnceburun’a giderken bazı kazılar gördük ve inceledik.

Davut fotoğrafladı.

Gelen istihbarat, İnceburun’a Nükleer Santral kurulacağı yolundaydı. Gidip gördüğümüz yerde kazılar yapımlı, sonra kapatılmış ve üzerleri numaralandırılmıştı.

Türkiye’nin en kuzey ucunda bir nükleer santral yapılması düşünülüyordu.

Biz o günlerde oraya gitmiş ve yetkililerin her defasında yalanladığı bölgedeki çalışmaları kamuoyuna duyurmuştuk. Sonrasında Sinop’ta ve Gerze’de çeşitli “İstemiyoruz, doğamızı kimseye yaptırmayız” diye mitingler yapıldı. İnsanlar sokaklara çıktı protesto etti.

Bu protestolara neden hem Sinop’un doğal yapısının bozulacak olması hem de Çernobil Nükleer Santralındaki patlama ve sonrasındaki hastalıklar, ölümlerdi.

Yani Sinoplu hem kendisinin hem de doğasının ölmesini istemiyordu.

Aradan yıllar geçti gelinen nokta ne?

Sinop'ta Nükleer Santral Kurulacak Alan havadan görüntülenmiş.

Japon-Fransız ortaklığıyla Türkiye’de hayata geçirilecek olan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransız mevkidaşı Macron görüşmesinde de ele alınan "Sinop Nükleer Santrali"nin kurulacağı alan havadan görüntülenmiş.

Türkiye'nin ikinci nükleer güç santrali (NGS) olma özelliğini taşıyan Sinop NGS için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulmuş.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri, ÇED süresinin ilk aşaması olan başvuru dosyası ÇED yönetmeliğinde yer alan formata göre hazırlandığı belirtmiş.

Bütün bunlar yapılırken Sinopluya şehrinizin göbeğinde nükleer santral istiyor musunuz diye sorulmuş mu?

Hayır.

Neden peki?

Mantık hep aynı: Ben yaptım oldu.

Davut Aktaş hatırladın mı İnceburun fenerinde görevli ve ailesiyle yaptığımız kahvaltıyı?

Nükleer Santral yapılınca ne o doğal güzellik kalacak ne de o güzel doğanın bahşettiği sebze ve meyveler kalacak.

Ne yazık, öldürün doğayı.

KAZIK YİNE VATANDAŞA GİRİYOR

Elektriğe 1 Ocak’tan itibaren geçerli olması gerekirken zammın 2017’nin faturalarına da yansıtılmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Siz bu konuda iktidarın yanında olabilirsiniz ancak ben haksızlık olduğunu savunuyorum. Ve yine vatandaşın kazıklandığını düşünüyorum.

Hükümet karar alıyor,  elektrik zammı 1 Ocak 2018’den itibaren geçerli olacak. Gerekli görüp yapmışlardır, hadi sular azalmış barajlarda yeterli su olmadığından elektrik üretimi azalmış elektrik kurumları zara etmesin diye yük vatandaşın omzuna yüklenmiştir.

Neden alınan karara da uyulmayıp zamlar 2017 faturalarına da yansıtılıyor.

Bu soruyu TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “1 Ocak 2018’den itibaren geçerli olması gereken elektrik zammı 1 Ocak öncesindeki faturalara da yansıdı. Normalde 1 Ocak’ta tüm faturalar okunmalı ve yılsonuna kadar kullanılan elektrik eski tarifeden tahsil edilmelidir. Ocak ayı içinde saatleri okuyarak 2017’de kullanılan kısmı da zamlı tarifeden tahsil etmek haksızlık ve adaletsizliktir” dedi.

Eğer Palandöken böyle bir açıklama yapmasaydı kendisini elektriğin nasıl çarptığını vatandaş anlamayacaktı bile.

Birileri çıkıp emekli ve çalışanların maaşlarına zam yapıldığını savunuyor ya, daha vatandaşa yansıtılmadan zam vatandaşın cebinden çıkmış oluyor.

Siyasiler konuşup duruyor, söyledikleriyle vatandaşın kafasını karıştırıyorlar her gün.

 

GÜNÜN FIKRASI

Temel bir gün ormanda ağaç kesiyormuş. Çevrecilerde aynı ormanda yürüyüş yapmak için toplanmışlar. Bir süre sonra Temel’ i ormanda ağaç keserken görünce bütün ekip Temel’ in üzerine çöküp, bi güzel dövmüşler. Temel bitap bir şekilde geri dönerken yolda Dursun ile karşılaşmış. Dursun:

“Ula Temel bu halinde nedir böyle” diye sorunca, Temel anlatmış:

Haçem ormanda ağaç keseydum. Pirden pi kalabaluk bağa doğru geldi. Doğan’ ın yengesini bozayrum diye peni dövdiler. Ula ben ne Doğan’ ı taniyrum nede yengesini daaa…

 

GÜNÜNSÖZÜ

Bir kurbağayı bir koltuğa oturtursan, o yine çamura atlar (müler)