Türkiye'nin Düzeni Kalmadı
Yazarlar // 19 Ocak 2022 Çarşamba 19:05

İsmail BAŞARAN

Malum 4. Murat çok sert ve celalli biri. Ara sıra tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır etrafı dinler, halk ne yapıyor, ne düşünüyor diye araştırırmış. Günün birinde yine kimseye gözükmeden kıyafet değiştirerek saraydan çıkmış Eminönünden Yemişçi İskelesi'ne varıp karşıya Anadolu yakasına geçmek için bir kayığa binmiş. Dedik ya 4. Murat sert yapılı, yasaklarıyla meşhur. Devrinde sigara dâhil olmak üzere bilumum keyif verici maddeler yasaklanmış olup içki ve sigara içerken yakalanan kişiler acımadan cezalandırılırmış.

Kayıkçı denize açılır açılmaz hemen çıkarmış tütün tabakasını 4. Murat’a da uzatıvermiş. Yak bre Çelebi diyerek.  Sultan: Padişah bunu yasaklamış. Yakalanırsan büyük cezası var. Bilmez misin deyince; Kayıkçı Mustafa; O sarayında oturur, halkın ne yaptığını, ne çektiğini nerden bilecek. Sen çekinme yakıver deyivermiş.
Seyahat esnasında sarayda dönen entrikalardan tutunda vezirlerin yediği rüşvete kadar her bir şeyi anlatıvermiş bizim saf Anadolu çocuğu kayıkçı Mustafa. Saraya dönünce ilk işi kayıkçıyı çağırtmak olur Padişahın. Tez gidip Yemişçi İskelesi'nden Kayıkçı Mustafa namındaki kulumu getiresiniz der.
Asker emir alır da durur mu? Yaka paça getirilir ve huzura çıkarılır neye uğradığını bile anlamadan zavallı. Bakar ki gündüz kayığına binen ve yanında her bir şeyi konuştuğu kişi tahtta oturuyor. Şaşırır. Ama bozuntuya vermez. Nasılsa olan oldu. Tükürdüğünü yalamanın anlamı yok der.
Padişah sorar; Benim vezirlerim rüşvet yer mi?
Cevaplar eğilip bükülmeden Kayıkçı Mustafa. Rüşvetsiz iş yapmazlar diye.
Herkes korku içinde, ne sorarsa Padişah hiç çekinmeden doğrusu doğrusuna cevaplar. Artık kurtuluş yok. Hiç olmazsa doğruları söyleyeyim diye düşünür galiba. 4. Murat sert ama idareci. Yanımda doğruyu söyleyecek insanlara ihtiyacım var diyerek ferman buyurur. Seni kendime vezir yaptım. Bana hep böyle doğruyu söyleyeceksin der.
Türkiye’nin düzeni de böyle, eski padişahlar gibi yönetiliyoruz. Demokrasi, TBMM var, var da bu meclis ne yapıyor ve ne kararlar alıyor. Meclis’in aldığı kararlar Cumhurbaşkanlığı tarafından dikkate alınıyor mu yoksa Külliye ’de atanmış bakanlar mı uyguluyor kararları?
Bu konuda bir fikri olan var mı yoksa çoğunluk gibi mi düşünüyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı ne derse doğrudur deyip geçiyor musunuz siz de? Unutmayalım Sayın Cumhurbaşkanı da beşerdir, kısaca kendisi de şaşabilir. O nedenle Türkiye’nin ve vatandaşın geleceği için alınan kararlar Beştepe’de değil TBMM’de alınmalıdır. Orada kimlerin halkın geleceğinin iyi olması için el kaldırıyor, kimler söyleneni yapmak için ve kendi geleceklerini sağlama almak için el kaldırıyor yapılacak canlı yayınlarla halka izlettirilmelidir.
Türkiye’deki uygulama tek adam uygulamasıdır, yarın beğenmeyen ülkeyi terk etsin denilirse şaşırmayınız, her an böyle bir açıklama da gelebilir. Sizin var mı bilmem de benim başka bir ülkem yok bu nedenle de gidecek bir yerim yok. Benim gibi gidecek yerleri olmayanlar Ülkenin yarınları için yapması gerekeni yapmalı, beğenmedikleri uygulamalara karşı seslerini çıkarmalı beğendiklerini de alkışlamalıdır.

GÜNÜN SÖZÜ
Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (Mevlana)