Türkiye'de Gariplikler Oluyor
Yazarlar // 13 Aralık 2017 Çarşamba 05:44

İsmail BAŞARAN

Türkiye’de gariplikler oluyor, gariplikler.
Ne küçük büyüğünü ipler, ne de büyük küçüğünü sever.
Bunun bir tek sorumlusu var. Bizi bu güne kadar iyi yönetemeyen iş bilmez yöneticiler. Ülkenin bu gününün dibine dinamit koydukları gibi yarınını da götürüyorlar.
İnsanların yüzleri hep asık, gülebilene aşk olsun. Şöyle bir kafanızı kaldırıp duraklarda bekleyenlerin, hafif raylıyla, otobüslerle seyahat edenlerin yüzlerine bakar mısınız?
Hep asıl yüzler görüyorsunuz değil mi? Nedenini soramıyorsunuz çünkü sizin de yüzünüz asılmış geçim şartlarının zorlukları nedeniyle.
Çevrenizde izliyorsunuz, en küçük bir tartışmanın sonunda hemen kavga başlıyor. Sokaktaki durum eve, evdeki durum sokağa yansıyor.
Bunu işine yansıtanlar ise hepten yanıyorlar.
Türkiye, yıllardır daha önce özlenen tek parti iktidarıyla yönetiliyor.
Peki, ne değişti?
Rakamlar ekonominin uçtuğunu söylüyor da, bu rakamlar doğru mu, bunu sorguluyalar var mı?
Yok. Neden acaba, insanlar korkuyor mu?
Veriler Türkiye’nin uçtuğunu söylüyormuş.
Bu verilerin yanlış rakamların doğru toplanmasıyla oluşturulduğunu hiç aklımıza bile getirmiyoruz sanırım.
Türkiye’de güzel günler de gelecek kimse umudunu yitirmesin.
Sair Umut Gül’ün dediği gibi:
Gözyaşıyla ıslanan sevda başkenti, mutluluğumuza şahit olacak yar.
Yitirme umudunu gülsün gözlerin, güzel günler gelecek yar…

NEDEN ACABA?
Aklıma bir soru geldi: Acaba CHP’li Belediye Başkanı, parti başkanının zorlamasıyla istifa ettirilseydi hakkında soruşturma açılacak mıydı?
Bu soruya evet cevabı veriliyorsa, neden Adalet Ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından istifası istenen ve bu nedenle görevden ayrılanlar hakkında herhangi bir soruşturma ve kovuşturma açılmadı?
CHP’li Belediye Başkanlarına uygulanmakta olan bu caydırıcı tutum, belediyelerdeki CHP’li meclis üyelerine de uygulanacak mı sorusu akla geliyor.
Sadece CHP’li belediyelerde ki bu bekleyiş, Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiminde de var.
Her ne kadar kimse renk vermiyorsa da parti başkanları ve yönetimlerinde derinden bir bekleyiş olduğunu söylemek gaipten haber vermek olmasa gerek.
Bekleyip göreceğiz.

OYUN BİTTİKTEN SONRAKİ GOL SAYILACAK MI?
Yüksek Seçim Kurulunun(YSK)Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete'de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.
Kanuna göre, Kurul görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken bağımsız ve tarafsız olacak, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Kurula emir ve talimat veremeyecek.
Kurul, 7 asıl ve 4 yedek üyeden oluşacak. Üyelerin 6'sı Yargıtay, 5'i Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayılarının salt çoğunluğuyla seçilecek. Üyelerin görev süresi 6 yıl olacak. Süresi biten üye yeniden seçilebilecek. Buraya kadar tamam da asıl mesele bundan sonrası.
Seçimde oylar kullanılacak, haliyle bu oylar mühürlü olacak. Mühürlü oylar geçersiz sayılacak.
Peki, son arda bir Kanun Hükmünde Kararname ile mühürsüz oylar da geçerli sayılacak denilip karşılaşmanın son dakikasında oyunun kuralı değiştirilirse ne olacak?
Kanunda işte bu konuda bir açıklama yok.
Türkiye alışıktır böyle son dakika gollerine de…

GÜNÜN SÖZÜ
Rüşvet, uluslararası para birimidir.