Toplum ve Sansür
Yazarlar // 20 Mart 2017 Pazartesi 10:13

İsmail BAŞARAN

Biz bireyler, bir toplumun içinde yaşadığımız zaman eksiklerimiz ve fazlalarımız ortaya çıkıyor. Bunlar da bizim toplumda nasıl birer “Adam” olduğumuzun ölçüsünü oluşturuyor. Eğer fazlalarımız, eksiklerimizden daha çok ise bize “İyi İnsan” diyorlar.

Bunun ters i ise de “Kötü İnsan” diye adlandırıyorlar.

Kim bu adlandıranlar?

Küçüğümüz, büyüğümüz, akranımız, eşimiz dostumuz. Kısaca çevremiz.

Eleştiren mi istersiniz, akıl veren mi?

“Ben olsaydım” diye başlayıp mesleğimizi öğreten mi?

Hepsinden bizim de çevremizde var. Çünkü biz gazeteciler de toplumla iç içe yaşamak zorundayız.

Özellikle gazetelerin çok okunduğu dönemlerde, siyasetin yoğun olduğu zamanlarda çevremiz daha da ön plana çıkıyor.

“Bırakın şu siyaseti kardeşim, insanların karnı aç neden haber yapmıyorsunuz?”

Benzeri yüzlerce soru ve istek.

Yani sizin anlayacağınız çevremizde sıkı mı sıkı bir sansür arzusu.

Bir de kendi içimizdeki oto sansür.

Çevreden yükselen başka sesler de var:

Ülkemizde gerçekleri kim duyuracak?

Toplumu oluşturan bireyler gerçeği mi öğrenmek istiyor, yoksa duymak istediklerini mi?

Siz ne dersiniz?

 

BAYKAL SAMSUN’DAN GEÇTİ

CHP eski genel başkanlarından Deniz Baykal Referandum çalışmalarına katılmak için

Samsun’a geldi ve esnaflarla görüştü.

Çok da önemli olduğuna inandığım bir açıklamada bulundu:

2010’da Hayır çıksaydı 15 temmuz yaşanmazdı.
Buyurun bir çocuğumuz daha oldu şimdi.
Baykal ne demek istedi acaba?
2010’da Türkiye’yi yönetenlere mi gönderme yaptı?
Türkiye’yi yönetenlerin şimdi yeni Anayasa oylaması sonucu evet çıkması halinde yasalardan kurtulacaklarını mı üstü kapalı ima etti.
Öyle ya, yeni anayasa değişikliğiyle hesap soran bir tek kişi olacak. O da Başkan.
Ya hesap verenler?
80 milyon Türkiye.
İnsanlar hep hesap yapıyor zaten, pazardı, çarşıydı fiyatların tamamıydı, alınan maaş bir türlü denkleşmiyor.
Sahi şu başkanlık sisteminin çarşıya pazara nasıl yansıyacağını, emekli dul ve yetimlerin, işçi sınıfının geçimlerini nasıl sağlayacaklarını neden anlatmıyorlar bir türlü.

 

GÜNÜN FIKRASI

Temel, gece vakti mezarlıktan geçmek zorundadır, ama çok korkar. Arkadaşları

"Korkma yahu" derler. "Mezarlıktan geçerken şarkı söylersin; hiçbir şey  olmaz."

Temel çaresiz bu öneriyi kabul edip mezarlığa girer.

Zifiri bir karanlık, Temel korku içinde ve başlar bir türkü söylemeye:

Ay akşamdan ışıktır!

Ve hemen ardından müthiş bir koro:

Yaaaylalar, yaylalar!..

 

GÜNÜN SÖZÜ

Her yeni fikir, başlangıçta diğerleri arasında azınlıkta kalır. Thomas Carlyle