Tevfik Fikret Ve Harmanın Sonu
Yazarlar // 18 Aralık 2015 Cuma 00:00

İsmail BAŞARAN

Dün Hedef Halk Gazetesi’nin manşetinde bir haber vardı. “Nokta Atışı Yemek İhalesi” başlığını taşıyordu.

İddiaya göre Kamu Hastanelerinin Yemek İhalesi’nde kamu zarara uğratılmış.
İlgililer konunun üzerine gider ve soruşturup bir sonuca varırlar sanırım.
Haberi okuyunca Tevfik Fikret geliverdi aklıma.
Yüz yılı geçiyor, Usta “Han-ı Yağma” diye bir şiir yazmış.
Acaba ne demek istemiş o zamanlar Tevfik Fikret?

Hep birlikte hatırlayalım o şiiri:

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır

Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;

Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!

Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir

Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?

Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!

Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say

Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,

Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;

Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar

Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.

Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.

Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını

Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini

Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.

Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

TARİHTEN AÇILMIŞKEN DEVAM EDELİM
İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy Safahat adlı eserinin  yedinci cildinde tarihten ders alma olayını (Kıssadan Hisse) şöyle anlatır:
Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

 

YÖNETİM VE ÖZAT
Samsunspor Yönetim Kurulu acilen toplanmış ve Ümit Özat’ın istifasını kabul etmemiş.
Hikâye.
İstifa eden insan çeker gider.
Demek ki olay daha önce kurgulanmış.
Kurgulamayı yapanlar da kendini ele verdiler.
Nasıl mı?
Önceki gün Ümit Özat Malatyaspor karşılaşması hazırlıkları sürerken yine bir şok yaşatmış.
Takım ile birlikte antren8mlana çıkan Ofoedu’yu ‘Senin grupla çalışmanı istemiyorum’ diyerek dışarı çıkarmış.
Ve soyunma odasına göndermiş.
Bunu bir teknik direktör, yönetimin izni olmazsa asla yapamaz.
Yaparsa yönetim bunun hesabını sorar.
Sorar da Samsunspor’a hesap soracak yönetim var mı?
Yöneticilerin içinde tanıdıklarım var, reklam olsun diye orada durmazlar.
Neden duruyorlar peki?
Kendilerine baskı mı yapılıyor?
Samsunspor’un çalışmaları halen basına kapalı yapılıyor.
Demek ki yönetim bu uygulamanın arkasında duruyor.
Gazetelerin spor sayfalarını ben yönetsem, taraftarın bilgilendirilmesi için haber yaparım tabi ancak ne başkanın ne yöneticilerin ne de teknik kadronun fotoğraflarını yayınlayıp reklam yapmalarına alet olmazdım.

GÜNÜN SÖZÜ
Sen hayatı olduğu gibi kabul et; çünkü hayat seni olduğun gibi kabul ediyor.