Tasma Kimin Elinde?
Yazarlar // 14 Şubat 2020 Cuma 22:16

İsmail BAŞARAN

Dilin kemiği yok diyenler doğru söylemişler. Her tarafa dönüp duruyor. Doğruyu da söylüyor, doğru olmayanı da. Söylenen kelimeler havada uçuşup kayboluyor. Yazılanlar ise delil olarak kalıyor. Söylenenler ve delil olarak kalanlardan biraz bahsedelim.

Türkiye’de başkanlık sistemi tartışıldı bir ara, sonrasında seçimler yapıldı ve başkanlık sistemine yani tek adamlık dönemine geçildi.

Yapılan seçinler öncesi “Evet çıkarsa şehit gelmeyecek”  denilmişti. Evet, çıktı ancak evet çıktıktan sonra 418 şehit geldi.

Evet, çıkarsa OHAL bitecek dediklerinden beri OHAL altı kez uzatıldı. Evet, çıkarsa işsizlik bitecek dendi, bunun denilmesinden sonra Türkiye’de işsizlik iki milyon daha arttı. Evet, çıkarsa ekonomi şaha kalkacak denilmişti, Türkiye’de zamsız gün geçmiyor.

Yani Başkanlık sistemi hiç de denildiği gibi çıkmadı. Türkiye’de fakir daha çok fakirleşti, zengin daha çok zenginleşti. Hani söylenenler neden yapılamadı? Dış güçler mi el attı da fakirleştik, fındığımızı, çayımızı, buğdayımızı, soğanımızı sarımsağımızı dış güçler mi ekmemizi istemedi?

Hayır, dış güçler değil bizi yönetenler bunların ekilmesine izin vermedi. Bütün bunları ihraç eder durumdan ithal eder duruma getirildik, maalesef. Çünkü biat ettik, biat.

Biz bu biat kültüründen vazgeçmeyince söylenenlere düşünmeden inandıkça vatandaşımız daha çok fakirleşecek, zengin daha çok zenginleşecek. Dilin kemiği yok dedik, her yöne dönüyor. Kulaklarımız ise gerçekleri değil gerçek olmayanları duyuyor. Sınır ötesinde şehir olanlar artıyor, artıyor…

Hani şehit gelmeyecekti, bu söylenen de yalan çıktı. Vatandaş yine kandırıldı.

Biraz daha iktidarda kalacaksınız da ne olacak, kimse unutmasın her kim ki kendi halkına ihanet ederse  bugün tasmayı tutanlar yarın onları da zehirler.

 

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir. Jean Paul Sartre