Sinyalizasyon Sistemi
Yazarlar // 17 Aralık 2018 Pazartesi 11:47

İsmail BAŞARAN

Eskiden yaslarla yönetilen bir ülkede yaşıyordun. Helen de öyle bir ülkede yaşamak istiyorum da olmuyor galiba. Yasalar kişilere göre uygulanıyor demek de istemiyorum.

Geçenlerde bir tren kazası oldu, canlar gitti. Canlardan başka demiryolu ve vagonlar gitti. Bu olumsuzluklara biri öyle bir açıklama yaptı ki can sıktı, kafaları karıştırdı.
“Sinyalizasyon olmazsa olmaz bir sistem değil” dedi Ulaştırma bakanı.
Bu ulaştırma bakanı karayollarındaki sinyalizasyonların da olmazsa olmaz bir sistem değil diyebilecek mi?
Karayollarında sinyalizasyon var, deniz yollarında rotalar var hatta radarlar var, hava yollarında kazaların önlenmesi için çeşitli oluşumlar var.
Karayolunda kırmızı ışıkta geçiş yapan araca ceza yazılıyor. Demek ki sinyalizasyon hem can em de mal varlığı için önemli. Sadece tende mi önemli değil ve olmazsa olmazlardan değil.
Sinyalizasyon olmazsa olmaz bir sistem değilmiş, bunu söyleyen ulaştırma bakanı, büyük bir yuh çekmek istiyorum da çekemiyorum çünkü işin içinde yargılanmak da var. Bakan bey halktan ya özür dilemeli ya da görevini bırakmalıdır.
Ben defalarca tren yolculuğu yapmış bir insanım. Özellikle de hemzemin geçişlerde sinyalizasyonları geçişlerde tren otomobil çarpışmaları gördüm. Makas değiştiren görevlilere tanık oldum. Kimse çıkıp da olmazsa olmaz demedi.
Çünkü eskiden insanlar ağızlarından çıkan kelimelerin ne anlama geleceğini bilirler konuşmak için konuşmuş olmazlardı. Bakanlar konuşursa da kazanın nedenlerinin araştırılmakta olduğunu dile getirirlerdi. Vah Türkiye vah, nasıl yönetilmeye başladın, daha acısı da bizler de buna ses çıkarmıyoruz. Samsun’da da tren yolu yapılıyor ve yeniden tren kullanıma açılacak. Acaba sinyalizasyon sistemi yapılacak mı yoksa olmazsa olmaz değil mi denilecek?

OYUNUZA SAHİP ÇIKIN
Seçim günü vatandaş sandık başına gitmiş. Görevliye “hanım da oyunu kullandı mı” diye sormuş.
Görevli ismini öğrenip listeye bakmış ve “Evet, iki saat önce kullandı” demiş. Tüh be demiş adam, iki saat önce gelseydim eşimi görürdüm.
Görevli şaşırmış ve sormuş: Beraber oturmuyor musunuz?
Adam cevap vermiş: Eşim 13 yıl önce öldü de…
Önümüzde seçim var, sandık başına gideceksiniz.  Sizler de ölmüşlerinizin yaşayıp yaşamadığını kullandıkları veya kullanmadıkları oylarından anlayabilirsiniz.
İşte bu nedenle de siyasi partilere düşen görev sandıklara sahip çıkmaktır. Ölülere oy kullandırılıp kullandırılmadığı öğrenmektir. Çünkü bu seçim nasıl yönetileceğiniz konusunda belki de son seçim olacaktır.
Ben oyuma sahip çıkacağım, ölmüşlerimin oy kullanıp kullanmadığını da araştıracağım.

GÜNÜN SÖZÜ
İyi haber ağır ağır gelir. Çabuk gelenler kara haberlerdir. Alessandro Mazon