Sigara yasağı
Yazarlar // 26 Eylül 2019 Perşembe 10:39

İsmail BAŞARAN

Özel araçlarda sigara içilmesi yasaklandı deniliyor. “Özel” kelime anlamından da anlaşılacağı üzere “kişiye ait” değil mi?

Bana ait bir yerde ne yapıp yapmayacağıma kim karar verebilir ki, sigara içip içmeyeceğime birileri karar veriyor. Bu satırları yazarken geçmişe doğru yolculuk yaptım. Bir tane ile kaçak içmeyle başlamıştım sigarayı, hür irademle. Sonrasında zaman içinde günde dört pakete çıktım. Bunu asla övünülecek bir durum olarak söylemiyorum. Kendi kendimle de dalga geçiyordum, tütün üreticilerine katkıda bulunuyorum diyerek.

Çalıştığım işyerine gidip masaya oturduğumda farkında olmadan yaktığım sigarayı elimde görünce “ne yapıyorum, sigaranın esiri olmuşum” diye düşündüm. Elimde yanmış sigara tüterken sigarayı küllüğe bastırdım, o andan itibaren sigara benim esirim olmuştu.. Aradan yıllar geçti içmiyorum, yanımda içilmesine de aldırış etmiyorum. Ancak “bırakamıyorum” kelimesinin ardına sığınanlara acıyorum. Bunları neden anlattım?

Araçlarda bile sigara yasağı gelmiş. Özel araç, adından da anlaşılacağı gibi özel alandır. Özel alana karışmak da kimsenin üzerine vazife değildir.

Bugün özel alanda sigara içmeye yasak koyanlar yarın özel alanda yani evinde yani yatak odanda “onu yapma, bunu yapma yasaktır” diyebilir.

Benim özel alanıma karışmak da faşizmin ta kendisidir.

Türkiye Cumhuriyetle yönetilen kişi hak ve özgürlüklerine değer veren bir ülke iken artık insanları yiyip içeceklerine karışan bir ülke durumuna nasıl geldi anlayamadım.

“İsraf haramdır” diye emreden bir dine inanan kişiyim. Altın varaklarla kaplama koltuklarda oturanlar işin bu tarafına bakmıyor da benim özel alanıma karışıyor. O zaman yasaklayın sigara ve tütün satışını.

İşinize gelmiyor değil mi? Üretmeyen Türkiye’de hazineyi ayakta tutanlar sigara ve içkiye vergi ödeyenler çünkü. Bir kısım insanlar onlara “ayyaşlar” diyor ya işte o ayyaşlar olmasa alınan vergiler azalacak, açlık baş gösterecek, kocaman bazı işadamlarının vergileri affedilemeyecek, bütçe daha fazla açık verecek.

Türkiye’yi bu hale getirenler, aynen Osmanlı’daki gibi gemilerle kaçacak kazık yine vatandaşa girecek. Bu kazığı yememek için önlem alınmalı yani akıl kullanılmalı.

Yoksa alan giderse yol olur yol, bir de Temel’e döneriz.

Bizim Temel bir gün kahveye girmiş, arkadaşları bıyıklarını neden kestin diye sorduklarında üzerinden fare geçti yanıtını vermiş. Arkadaşları yıkasaydın ya diyecek olunca Temel cevap vermiş: Sonra yol olur, yol…

Sigara yasağı da umarım yol olmaz, vatandaş olarak önlemi baştan alamız gerekir.

Ya bıyıkları baştan keseceğiz ya da fareleri temizleyeceğiz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir, ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır. La Bruyere