Saraydan Kaçanlara
Yazarlar // 04 Kasım 2016 Cuma 07:50

İsmail BAŞARAN

Kaçtı denilen (sabık) Sultan Vahdettin’in, Saraydan son kez çıkışı ile gemiye bindirilmesi  aşamasında yanında bulunan İngiliz İstihbarat subayı Bennett, yayınlanan anılarında şahit olduklarını  anlatmaktadır.

Gerçeğinde (sabık) Sultan ülkeden sürgün anında, yaklaşık 16 gün evvel kaldırılan saltanat nedeniyle artık hükümdar değildir.

Bu gerçek resmi tarihte görmemezlikten gelinmesinin yanında, çoğu tarihçinin de gözünden -nedense- kaçmaktadır!

Bennett, Sultan Vahdettin’in, resmi tarihin aksine kaçmadığını açıklamıştır. Aşağıda olayın birinci dereceden şahidi ile yapılan konuşmadan bir bölüm.

Ordu ve Siyaset”

-Foreing Office ile Ordu’nun arası harbin içinde mi açılmıştı?

-Harbin içinde açılmıştı… evet.

– İlk sebep neydi acaba ? Belki Suriye cephesi.

-Foreing Office daha ziyade Fransa ile münasebeti muhafaza etmek istedi. Bizim Ordu ve Fransız Ordusu Selanik cephesinde hiçbir zaman münasebeti iyi olmadı. Yani Balkanlarda… General Milne ve General Franchet d’Esperay o zaman Selanik’te kumandan idiler. Güya (Fransız) Franchet d’Esperay başkumandan idi, fakat bizim İngiliz Ordusu hiç onu dinlemezdi.

-(İngiliz İşgal komutanı) General Milne ile arası açıktı..

-Evet, Foreing Office bunu düzeltmek istedi bir taraftan, fakat esas bu da… Yunanistan meselesi de… Biz İngiliz strateji nokta-i nazarından Ordu böyle görüyordu ki kuvvetli bir Türkiye bize lazım.

-Başından beri böyle görüyor…

-Evet… Çünkü Ruslara karşı bir şey olsun, bir müdafaa olsun. Bu tabii strateji, nasıl diyorlar Türkçesi.

-Tabye.

-Anliyorsunuz değil mi ?

-Evet Türkçe’de kullanılıyor…

-Strateji nokta-i nazarından bu Türkiye kuvvetli olması lazım. Fakat bu Balkan politikası için Türkiye’yi zayıflaştırmak istedi. Demek bu, Türkiye üzerinde esasen bu açılıyor. Çünkü biz Ruslar’dan bir tehlike görüyorduk her vakit, yalnız bu tarafta değil tabii Hindistan tarafında da gördük. Bunun için biz İran’la ittihat etmek istedik, İran Şahı ile anlaştık fakat sonra bunu kabul etmemişler, biliyorsunuz. Bu muvaffak olmadı.

-Her vakit bizim harbiye tarafından, biz öyle anladık ki, Türkiye eski Kırım muharebesinden, evvelden, her vakit bu cihet bizim için.

-Ruslar, Balkanlar ve diğer taraftan da… Hindistan’da bir şey var, nasıl diyorlar? Pan-İslamizm meselesi vardı. Orada Ağa Han, İngiliz dostu idi. Ağa Han bunu her vakit söylerdi. Ben İngilizleri tutarım. Fakat bir şartla ki, Halifeye dokunmasınlar.

Türkiye’de Yeni bir şeyler oluyor.
Yok başkan seçilecek, yok başkan tek yetkili olacak. Yok... Yok da yok.
Sahi Vahdettin Saraydan neden kaçmıştı?

GÜNÜN FIKRASI

20. yüzyılın başında bir evde küçük bir çocuk babasına sormuş:

"Baba!, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah mıdır?"

Baba ilgisizce;

"Günahtır evladım" demiş

"Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah mıdır?"

"O da günahtır evladım"

"Peki baba Japonların beyinlerinden çorba yapmak günah mıdır?"

- "Ooofff! o da günahtır evladım"

- "Peki baba Yahudilerin yağlarından sabun yapmak günah mıdır?"

Baba en sonunda dayanamaz:

"Değildir ulan. oooff bee Adolf , nerden aklına gelir böyle sorular sormak?!..."


GÜNÜN SÖZÜ

Beğenilmesini istediğin bir şeyi önce kendin beğen.