Şaparken yakalandılar!
Yazarlar // 12 Ağustos 2012 Pazar 09:46

İsmail BAŞARAN

“Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, sağanak yağmur sonrasında Kürtün Çayı sel kapanını yerinde inceledi. Başkan Yılmaz, Kürtün Çayı üzerindeki sel kapanının görevini yaptığını belirterek, barajı yapan eski Samsun DSİ 7. Bölge Müdürü Ünal Mesci’yi arayarak teşekkür etti. Yılmaz telefon konuşmasında Mesci’ye, Samsun’da gece boyunca devam eden şiddetli sağanak yağmur sonrasında Kürtün Çayı’nın taştığını, çay üzerine yapılan sel kapanının muhtemel faciayı önlediğini ve masrafını çıkarttığını söyledi.”

Ajanslar haberi işte böyle verdi.

Ben de o fotoğrafı inceledim.

Yılmaz’ın incelediği sel kapanının Yılanlıdere üzerindeki sel kapanına benzer hiçbir yanını göremedim.

Canik’teki sel sırasında Yılanlıdere’nin üzerindeki yapının sel kapanı değil de taş ocağına giden yol olduğu iddiaları karşısında Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz’ın orada o yapıyı incelerken çekilmiş bir fotoğrafını gördünüz m?

Ben görmedim.

Belki incelemiştir de fotoğrafı servis edilmemiştir!

Merak ediyorum Yılmaz Yılanlıdere üzerinde sel kapanı olduğu iddia edilen yapıyı yapan müteahhidi de aramış mıydı?

Aradıysa ne söylemişti acaba?

O günkü iddiaları hatırlayalım mı?

Ne deniliyordu?

“Oradaki sel kapanı denilen yapı aslında sel kapanı değil, taş ocağına giden yolun dolgusu. Yağmur sularından bir bölümü yıkılınca biriken su hızla boşaldı ve sel meydana geldi.  Bu su da beraberinde ağaçları ve taşı toprağı getirip Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan130 metreuzunluğundaki menfezin tıkanmasına neden oldu bu da bu yüzden köprünün üzerinden akıp çevreye dağıldı…”

Dün o yapıyı sel kapanı olarak lanse edenler, bugün gerçek sel kapanıyla poz verinde tam anlamıyla “Şaparken” yakalanmış oldular.

İşin özeti işte bu…

 

ÇELİK: İSTİFA EDERİM

Samsun İl emniyet Müdürü Sayın Hulusi Çelik, Kanal 52 Televizyonunda Soner Cabbar’ın hazırlayıp sunduğu “Samsun Konuşuyor” programının konuğuydu.

Sayın Çelik Samsun’un asayişiyle ilgili bilgiler veriyordu.

Programa sürekli katılımcılarından araştırmacı yazar Mehmet Aksoy bir ara “Samsun’da bir apartmanın birden çok dairesi sırayla soyuldu, bunların sayısı da beşin üzerinde” deyince Müdür Sayın Çelik sinirlendi.

Sinirini belli etmemeye çalışan Sayın Çelik “O zaman ben burada neden duruyorum ki, hemen araştırılmasını sağlayacağım böyle bir durum varsa hemen istifa ederim” dedi.

Programa verilen arada Samsun İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik durumun araştırılmasını istedi.

Yayının ikinci bölümünde Sayın Çelik kendisine gelen bilgi notunu yayında şöyle paylaştı:

“Arkadaşların bilgi verdiler, adı geçen binada sadece bir daire soyulmuş…”

Sayın Çelik sayın boyunca Samsun polisinin başarılarını dile getirdi.

Samsun’un bir bölge ili olduğunu ve teknik donanım bakımından hiçbir eksiklerinin olmadığını vurguladı.

Çelik, personelin günde artık sekiz saat çalıştığını da hatırlattı.

Samsun Emniyet Müdürü, kentin giriş ve çıkışlarına ekipler konulduğunu özellikle yabancı *alakalı araç sürücülerine “Kaç saat araç kullandıklarının, nereden gelip nereye gittiklerinin” sorulduğunu dile getirdi.

Bunun asla bir ceza yazma uygulaması olmadığını da dile getiren Çelik, uzun yoldan gelenlerin ve uzun süredir araç kullananların istirahat etmelerinin sağlandığına da dikkat çekti.

Hulusi Çelik Ramazan Bayramı öncesinde hem asayiş hem de trafik yönünden önlemler aldıklarını söyledi.

Yayının sona ermesinden sonra Sayın Mehmet Aksoy Müdür Çelik’e “Size arkadaşlarınız bilgi vermiş, o binada bir daire soyulmuş. Ancak bana da bilgi verdi arkadaşlarım soyulan daire sayısı birin üzerindeymiş.” Dedi.

Yayından sonra “Basın Mensuplarının araçlarıyla ilgili problemi anlattım” kendilerine.

Müdür Çelik “Hiçbir polis memuru veya amiri gazetecinin hangi saatte ve nerede görev yaptığını sorgulayamaz, bununla ilgili kendilerine resmi yazı da yazılmıştır, uymayanlar emre karşı geliyor demektir” dedi ve kulağına gelen bu konudaki aksaklıkların da takipçisi olacağına dikkat çekti.

Sayın Müdür’ün anlattıkları bir güne sığmayacak “mabadı sonra” deyip bugün keselim…

 

CANI YANAN BAĞIRIYOR

Atakum Belediye Başkanı Sayın Metin Burma son günlerde, daha önce aralarından su sızmayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı kastederek “Küçük işlerle kimse uğraşmasın” dedi.

Sayın Burma Atakum’daki sel baskınlarına alt yapı eksikliğinin yol açtığını da dile getirdi.

Böylece “küçül işlerle uğraşanın” da kim olduğunu çaktırmadan da olsa kamuoyuna açıkladı.

Canik’teki selden sonra Canik Belediye Başkanı Sayın Osman Genç, Atakum’daki selden sonra Atakum Belediye Başkanı Sayın Burma Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz’a yüklendi.

Peki bu organize bir yükleniş mi?

Hayır elbette.

Münferittir de üst üste gelince seller organize gibi göründü.

Peki bu konuda bu kadar yüklenmek yeter mi?

Belediye Başkanları Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nde değiller mi?

Büyükşehir belediyesi elindeki paraları har vurup harman savururken, gemi alırken, aslan heykelleri ve Amazon heykelleri yaparken, parkları düzenlerken seslerini yükseltmişler midir?

“Başkan paraları buralara harcayacağına alt yapıya önem ver” demişler midir?

 Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki başkanlar yapılan bu işler için hangi kararlara “şerh” düşmüşlerdir.

Yoksa böyle bir durum, şimdi neden halkın önünde yapıyorlar açık oturum!!!

Kendileri de suçladıkları kadar, suçladıkları konularda, suçlu değiller midir?

 

GÜNÜN FIKRASI

Doktor, akıl hastası Temel’e sormuş:

-Bir kulağını kesersem ne olur?

“-Canım yanar...”

-Ya iki kulağını kesersem?...

“-O zaman iyi göremem...”

-Peki ama niçin?...

“-Niçini var mı canım?... İki kulağımı da kesersen gözlüğümü nereye takarım?...”

GÜNÜN SÖZÜ

Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, yaşatmaktır aslında.,.  Nazım Hikmet

 

DUVAR YAZISI

Güneş tutuldu...Şimdi kara gün dostu olduk..