Samsunspor Şehitlerini Anarken
Yazarlar // 19 Ocak 2017 Perşembe 23:07

İsmail BAŞARAN

Lig’ler henüz devre arasına girmemişti. Milliyet’te çalışırken Amasya’ya gitmiş ve otelde konaklamıştım. Akşam yemeğimi yerken Amasyaspor’un Teknik Direktörü Nuri Asan’la uzun uzun dertleşmiştik.

“Samsunspor’dan istiyorlar” demişti.

“Takımımın ihtiyacı var, o nedenle koşa koşa geleceğim” diye de sürdürmüştü konuşmasını.

Yemeğimizin ortasına geldiğimizde Samsunspor’da yapmak istediklerinin anlatıyor ve daha sözün başında gibi heyecanlıydı.

Yemek bitmiş ancak Nuri Hoca’nın Samsunspor’da yapmak istediklerinin yarısına bile gelememiştik. Ve Amasyaspor’dan ayrılıp Samsun’a gelmiş Samsunspor’un teknik direktörlük görevini almıştı.

Devre arası çalışmaları yapılmış, ikinci yarının ilk maçı için Malatya’ya hareket edilmişti.

Ve acı haber çabuk gelmişti.

Aradan ne kadar zaman geçti, hayret…

Futbol şehitleri yarın yine  anılacak.

Kazada yaşamlarını yitirenleri unutmamak gerek.

Tabi yaralanıp kalanları da.

Anmada vefa vardır.

Samsunspor vefalı olmak zorundadır.

Kalanları da unutmamak zorunda olduğu gibi.

Yarın yine tören yapılacak.

 

1989 Yılının 20 Ocak günü…

Yer yer sulu karın yağdığı ıslak bir hava.

Hava ıslak, yer ıslak…

Gelen acı bir haber sonrası Samsun’da tüm gözler ıslak…

20 Ocak 1989. Türk futbol tarihine Samsunspor kazasıyla düşen kara haber.

O kara günü hiç unutmuyorum, yaşadığım süre içinde de unutmam ve unutabilmem mümkün değil.

Rahmetli Turgut Özal’ın emirleri doğrultusunda Samsunspor’a yüklüce bir maddi yardımda bulunulmuştu. O yardımla kazadan sonra Samsunspor yeniden yapılanmıştı. Transferler yapılmış Samsunspor bir sezon sonra yeniden Türkiye Birinci Lig’inde oynama hakkını elde etmişti.

Aradan yıllar geçti.

Samsunspor bugün, kazanın bile yapamadığını başaran iş bilir (!) yöneticilerinin sayesinde Süper Lig’de yok…
Bu gidişle İkinci Lig’de de olmayacak

Futbol şehitleri için hepimiz dua edelim.

Müslüman olanlar için de olmayanlar için de.

Mevla’m bir daha böyle kara günler göstermesin.

Sizleri bilmem, ben törenin yapılacağı yere gitsem de gitmesem de gözümden yaş akıtacağım.

Yine, Amasya’da Nuri Hoca’nın anlattıklarını hatırlamaya çalışacak ve yine o günleri yaşayacağım.

 

GÜNÜN FIKRASI

Kadının biri 10 tane olan çocuklarını ana sınıfına yazdırmak için başvurmuş ve okulun müdürü kayıt yapması için kadından çocukların isimlerini istemiş. Kadın da Ahmet demiş. Müdür bey şaşırarak:

— Nasıl Ahmet yani hepsinin ismi de Ahmet mi_?

Kadın gayet emin bir şekilde:

— Evet

Müdür:

—Peki hanımefendi zor olmuyor mu karıştırmıyor musunuz?

Kadın:

— Yo bilakis kolay oluyor, Ahmet yemeğe diyorum hepsi birden geliyor, Ahmet çıkıyoruz diyorum hepsi birden hazırlanıyorlar.

Müdür şaşkınlıkla dinledikten sonra kadına sorar:

— Peki bayan özel iş vermen gerekiyor ise ne yapıyorsun?

Kadın:

— O zaman soy isimleri ile çağırıyorum!

 

GÜNÜN SÖZÜ

Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer... Nehir asla durmaz...

 

DUVAR YAZISI

Yarın geri kalan ömrünün ilk günüdür...