Samsun'da Pis Kokular
Yazarlar // 09 Haziran 2018 Cumartesi 20:56

İsmail BAŞARAN

Samsun yine pis kokularla baş başa bırakıldı, bu neden yapıldı?

Çünkü ovalarla çayırlarla yeşilliklerle dolu Türkiye’de hayvancılık, besicilik yanlış politikalarla dibe vurduruldu ve ülke insanı ithal et yeme zorunda bırakıldı. Yabancı güçlerin dayatmasıyla Müslümanlığı her fırsatta dile getiren işbaşındaki iktidar tarafından domuz eti satışı serbest bıraktırıldı.

İsteyen omuz eti alıp yiyebilecek, Türkiye demokrasiyle yönetilen bir ülke çünkü. Bu gidişle domuz besiciliği ve ardından da domuz etinden kurban olur fetvası gelirse hiç şaşırmayacağım. Çünkü Türkiye’de hem Türklüğün hem de Müslümanlığın genleriyle uğraşılıyor.

Türk ırkı diye bir ırk yok diyenlerin bulunduğu iktidar partisinden daha ne bekliyorum ki, bendeki de safdillik.

Besicilik öldürülünce pis kokular limanlardan yayılmaya başlandı, hatta hızma da sürüyor.

Bu yabancı hayvan ithalatını İstanbul’dan yapsanız olmaz mı? Neden hep bu inekleri ve öküzleri Samsun’dan karaya çıkarıyorsunuz?

Olmaz, orada seçimleri kaybedebilirsiniz, ancak Samsun çantada keklik gibi görülüyor herhalde. Farkında değilsiniz veya görmek istemiyorsunuz keklik uçuyor.

“Eldeki bir kuş daldaki on kuştan iyidir” derler, doğru da söylerler. Daldakiler kaçıyor eldekilerle idare etmeye çalışıyor şimdi bir grup siyasi…

Samsun’u pis kokular içinde bırakan bu sığırlar nerede satılacak?

Duyduğuma göre dört bin beş yüz sığır Samsun ve Kırşehir’de satılacakmış.

 

OHAL VE SEÇİM

Türkiye Olağanüstü Hal içinde seçime gidiyor.

Bu seçimin sonuçları ne olursa olsun bu kanunlarla halkın baskı altında olduğu bir seçimin sonuçları her zaman tartışılacaktır.

Çünkü biz daha öncesi seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu’nun son dakikada kararlarını değiştirip mühürsüz oyları geçerli sayma kararı aldığını da biliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kimler katılıyor burada tekrarlamanın anlamı yok, çünkü biliniyor.

Taraflardan birisi mevcut Cumhurbaşkanı… Devletin her olanağını kullanıyor, Cumhurbaşkanlığı yasalarının arkasına sığınıyor.

Oysa karşısındaki adaylardan birisi Cezaevinde bulunuyor. Hakkında kesinleşmiş bir ceza var mı?

Bildiğim kadarıyla yok.

Karşısındaki adaylar seslerini yükseltirse “Cumhurbaşkanlığı zırhı” devreye gidecek ve soruşturmalar şimdi olmazsa sonrasında başlayacak.

Yani kısaca yarış eşit şartlarda yapılmıyor ve bunun adına da demokrasi deniliyor.

Bu yarışın adil olmadığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat kendi ağzından itiraf ediyor.

Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan?

"Seçim sonrası OHAL'i masaya yatırıp onu kaldırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız."

Ne demek şimdi bu?

Eğer beni seçerseniz OHAL kalkacak, yok eğer seçmezseniz…

Yani vatandaşa korku salınıyor bu ifadeyle, hatta vatandaş tehdit bile ediliyor.

Bunun adı halk dilinde “Sünnetçi korkusu”dur.