Samsun ve Şehir Hastanesi
Yazarlar // 28 Haziran 2021 Pazartesi 08:04

İsmail BAŞARAN

Samsun yıllarca bölgenin Sağlık Merkezi konumundaydı. Bölgenin her ilinden daha iyi sağlık hizmetialmak isteyenler Samsun’a gelirdi. Aradan geçen yıllarda bu durum ileri gideceği yerde geri kalındı. Bu geri kalışın temeli de Bafra Hastanesi’nin yapımı başladıktan sonra bir el tarafından inşaatının durdurulmasıyla başladı.

Ardından sistem değilmeye yüz tuttu. Samsun’da bazı hatataneler kapatıldı SSK Hastanesi yok oldu, Devlet Hastanesi yok olan kurum hastanenesinin yerine taşındı. Böylece Samsun’da hasta olanlar daha iyi tedavi alabilmek için çevre illeri tercih etmeye başladı. Bu arada Düvedcik köyü mıntıkasında Şehir Hastanesi yapımı inşaatına da başlandı ve halen sürüyor.

Ancak bu hastane ile ilgili hiç de olumlu sözler duyulmuyor. Hastane bölgesini daha önce sızdırıldığı ve budrada toprak satışları gerçekleştiği iddia adilmeye başlandı. Bu doğru mudur? Bölgede toprak haareketliliği ve el değişmeler yağanmışmıdır ve toprak alanlar kimlerdir? Satışlar ve alışlar hastanenin orada yapılması kararınınel altından sızdırılmasından sonra mı gerçekleştirilmişmidir?

Bir de bölgede binanın yapımı için taş temini amacıyla atılan binamitler halkı tedirgin etmektedir. Yer yer toprak kaymalarının olduğunun gözlendiği ancak ilgili ve yetkililer tarafından bu durumun saklandığı söylentileri ortada dolaşmaktadır. Bir yetkili çıkıp gerçekleri açıklamadığı zaman içinde bu söylentiler artarak sürecektir. Bir de bölgedeki arsa alım satımarının ve alımların iktidara yakın kişiler tarafından gerçekleştiriliğ gerçekleşmediği de hakuoyuna duyurulmalıdır. Ancak bunun yaplılmayacağı da bilinmektedir. Böyle bir açıklama yapılmadıkça söylentilerin önüne geçilemeyecektir.

Gelelim hastaneye: 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi inşaatında çalışmalar devam ediyor. Bu sırada meydana gelen patlamalar dda halkı tedirgin ediyor.

Hastane bir milyar TL’ye malolacakmış. Neymiş, Samsun Sağlık kentiymiş de hastane bu duruma katkı ağlayacakmış. Geçin bunları sağlık nedeniyle Samsun’dan diğer illere gidilmektedir. Samsun’a gelenler ise gidecek başka yerleri olmayanlar ve bu maddi olanağı bulamayanlardır. Yapılacak hastane bir milyar liraya malolacakmış. İnanmıyrum o hastanenin bu verilen rakamın en az üç katına çıkabileceğini, her geçen gün Türk Lirasının değerinin düştüğü ortadayken vatandaşın böyle garip ifadelere kanmasıbnı beklemek abesle iştigaldir.

Bir konu da taş çıkarmak için orada yaplayıcı maddelerim çok kullanılması ve toprak hareketliliğini artırmasının sonuçlarının henüz ne olabileceğinin bilinmemesidir. Bir diğer konu da toprak hareketliliğinden kimlerin yararlanacağıdır. Ayrıca orada kaç eczaye olabileceği, topşu taşına araçlarının hangi dakika aracılığıyla hastaneye gidip döneceği bugünden hesaplanmalı ve uygulamaya başlanmalıdır.

Ve söylenenler doğruyu anlatmalıdır, iş olsun diue söylenen cümleler olmamalıdır. Bugünden konuyla ilgili konuşacaklarına bir çift sözüm var: Her zaman doğruyu söylesinler sonrasında da ne söylediklerini düşünmek zorunda kalmasınlar.

 

ERDOĞAN NEREYE KADAR KAÇACAK?

Muhalefetin her fırsatta erken seçimi gündeme getirmesinin yanında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimlerin zamanında yapılacağını söylüyor. Erdoğan seçimlerin zamanında yani 2023’de yapılacağını hatırlatıyor. Bu tarih AK Parti’nin işine yarar mı yoksa bu partinin çöküçü mü olur?

AK Parti yöneticilerinin ssıl üzerinde durması gereken soru bu olmalıdır. Çünkü 2023 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yıldönümüdür. AK Parti seçimi o tarihe alırsa bugünme kadar yaptıkları sandığa yansır ve hüsrana uğrayabilir.  Bu da mükaleferin işine yarar ve tek adan rejini çok kısa sürüp tarihin karanlık sayfalarına gider.

Bu nedenle AKParti ve desekçisi CHP’nin oluşturcuğı CUMHUR İttifakı bir yıl içinde erken ve baskın bir seçime gidebilir. Bir vatandaş olarak ben cu duruma hazırım. Sizler de hazır olun. Mustafa Kemal Atatürk’ün buğazda demirli yabancı gemilere bakıp “Geldikleri gibi giderker” sözü vaar ya birden onu hatırladım da.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. (Carnot)