Sağlık Bakanlığı Uyandı
Yazarlar // 5 Kasım 2021 Cuma 15:12

İsmail BAŞARAN

Asistan hekim Rümeysa Şen’in mesai ve akabinde 24 saat süren nöbet sonrası evine giderken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesi, Sağlık Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği ‘nöbet yazısıyla’ sonuçlandı. “Sorun açıklamalarla çözülecek aşamayı çoktan geçti” diyen Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, “Türkiye sağlık emekçilerini kaybediyor. Doktorlar, hemşireler, teknisyenler, teknikerler yüksek çalışma saatleri, düzensiz nöbetler, düşük maaş ve daha da kötüsü liyakatsiz atamalarla boğuşuyor. Akademik geçmişi olmayan isimler hastaneleri yönetiyor, hak eden değil, yakını olan görev alıyor. Sağlık sistemi alarm veriyor” dedi.

Şimdi ne olacak sorusuna Sağlık Bakanlığı yeni bir yazıyla çözüm buldu. Ne mi olmuştu sorusunu sormak bile hata, çünkü biliniyor. Sağlıkçı o kadar uzun nöbet tutmuş ki trafik kazasında canını yitirdi. Bunun sorumlusu kim mi, elbette Sağlık Bakanlığı. Hesabı vermesi gereken de Sağlık Bakanlığı elbette. Hesap bir başsağlığı mesajıyla verilmez, hesap verecek olanlar yaptıkları hatanın cezasını çekmeliler. Sağlık Bakanı’nın onuru bir canın yok olmasından daha mı onurlu, elbette değil. O zaman ne olacak, sadece mesajlarla geçiştirilecek mi bu ölüm? Elbette olmamalı böyle.

Neymiş, sağlık bakanlığı gönderdiği yazıyla nöbet konusunda uyarmış.

Kim uygulayacak yazıyı, hangi yönetici yapacak bakanın dediklerini, bunu zaman gösterecek de onu görene kadar bu aymazlık ve benzeri olabileceklerde daha canların kaybolmaması gerekir. Aslında o nöbeti o kadar uzun süre tutturanlar suçludur. Bundan sonra benzeri kazalar olmaz umarım, olur da yine canlar giderse ne olacak? Sağlık Bakanlığı bir açıklama daha mı yapacak? Mantığınızı seveyim sizim. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir deyip yola devam mı edilecek, ihmali olanlar cezasını çekmeyecek mi?

 

ORTAMA AYAK UYDURMAK

Hep düzeni değiştirmek ister insanlar. Ancak bazıları bunu nasıl yapacaklarını bilmezler, bazıları ise bilirler uygulayamazlar çünkü korkarlar, bazıları da yalan dolan konuşup insanları kandırır ve düzeni değiştirirler. Aşağıdaki hikâyecik içinde bulundukları kötü düzeni değiştirmek yerine, kendi değerlerini, kendilerini değiştirenlere ithaf olunur. “Geçmiş zaman krallarından birine bir rüya anlatılır. Rüyanın yorumuna göre yakın zamanda müthiş yağmurlar yağacak ve bu yağmur sularından içen herkes delirecek.

Kral ve veziri çözüm bulmakta gecikmezler. Dev bir depo yaptırırlar. Orada ihtiyaçları olan suyu biriktirirler. Gerçekten de bir süre sonra delirten yağmurlar yağar. O yağmur sularından içen herkes delirir. İçmeyen, etkilenmeyen sadece kral ve veziri kalmıştır. Fakat halk kendilerindeki değişikliğin farkına varmadıkları gibi aralarında konuşmaya başlamışlar; “Kral ve vezirinde bir anormallik var. Galiba bunlar delirdiler. Bizi deli insanlar idare edecek değiller ya? En iyisi biz bunları devirelim.”

Kral ve veziri bakmışlar ki krallık elden gidecek, "Bari bizde bunların içtiği sudan içelim de aradaki farkı fark etmesinler, ta ki koltuk elden gitmesin…” diyerek ortama ayak uydurmuşlar.

GÜNÜN SÖZÜ

Öfkeli olduğunda yaptığın konuşma, her zaman teessüfle hatırlayacağın en güzel konuşman olur. (Ambrose Bierse)