Sağlam Basamadık!
Yazarlar // 15 Eylül 2020 Salı 14:01

İsmail BAŞARAN

Samsunspor İzmir’de kavakları deviremediği gibi neredeyse devriliyordu. İlk karşılaşmada dış sahadan bir puanla dönmek bazıları tarafından başarı olarak gösterilebilir ancak bana göre başarı değil.

Lig atladık tamam da İzmir’deki Samsunspor bana umut vermedi, çünkü isteksizdi, futbolcular daha birbirlerini tanımıyorlardı. Oysa bu takımı bu lige çıkaran futbolcular vardı, neden tutamadık o takımı da yeni bir takım oluşturduk. Bu soruların yanıtlarını yöneticiler verecektir umarım. Moral bozmak istemem de eğer yola çıktığımız bu takıma takviyeler yapmaz ve futbolculara hangi ligde ve hangi amaçla oynadıklarını anlatamazsak hüsrana uğrarız.

İlk karşılaşmada tedirginlik olabilir tamam da takip kaleye 90 dakika boyunca herhalde sadece yedi şuttan fazlasının atılması gerekiyordu. Bir de atılan bu şutların sadece ikisiğ isabetliyse düşünmek gerekir.

Düşünülecek başka konular da da. Samsunspor rakibi karşısında topla sadece yüzde 43 oranında oynayabildi, yani yarıdan az. Karşılaşma boyunca yüzde 75’i isabetli olan 360 pas yapabildi. Rakibi durdurmak için oyuna hakim olmak yerine faul yapmayı seçti ve karşılaşma doyunca 26 faul yaptı. Kırmızı kar görmedi ancak takım üç kartla sarıya boyandı. Bir deva ofsayta düştü.

Bu şu demek: Samsunspor İzmir’e kazanmaya gitmedi. Sezona iyi başladı en azından gol yemedi dedirtmek için gitti. Eğer bir futbol takımı sahaya kazanmak için değil de kaybetmemek için çıkıyorsa yenilgiyi baştan kabullenmiş demektir. Ertuğrul Sağlam gibi tecrübeli biri bunu nasıl yapar sorusuna verilecek bir tek yanıt “Takımını henüz tanımıyor” olacaktır.

Maalesef Sağlam da  takımı iyi tanımıyordun ardından gelecek transferleri kim yaptı sorusu cevaplanmalıdır.

Böyle olumsuzluklara kapılmadan yolumuza devam etmeliyiz ancak takımın eksiklerini de tamamlamalıyız, eğer bir üst lig için oynayacaksak. Yok bu sezon böyle geçsin mantığıyla hareket edeceksek birkaç takviye bu sezon sadece burada kalırız.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Sevgi ne kadar büyükse kederi de o kadar büyük olacaktır. Spinoza.