Sadrazam ve Arkadaşı
Yazarlar // 21 Ağustos 2017 Pazartesi 08:50

İsmail BAŞARAN

Sadrazamı arkadaşı ziyaretine gelmiş.

Gelen bu arkadaş işsiz güçsüz avarenin tekiymiş.

Bu avare, Sadrazam olan arkadaşından iş istemiş.

Sadrazam da bu avare arkadaşını alıp yanına zenginlerin bulunduğu muhite gezmeye götürmüş.

Gezmişler tozmuşlar, avare arkadaş Sadrazam sayesinde bir yığın insanla tanışmış.

Hem de sadece kendi ülkesinde değil, komşu ülkelerde de.

Aradan zaman geçmiş, avare olan Sadrazam'a "Hani bana iş bulacaktın" diye sormuş. Bunun üzerine de Sadrazam, avare arkadaşına "Ben seni iş adamlarıyla çeşitli insanlarla tanışırdım, sana yapacağım bu, artık iş bulabilmek senin maharetine kalmış" diye cevap vermiş.

Son 15 yıldır Türkiye’de ortaya çıkan zenginleri hatırlayın.

Kimin yanındalar?
Kiminle gezilere gidiyorlar?
Kiminle fotoğraf verebilmek için adeta birbirlerini eziyorlar…

Yani sözün önü; Sizin iş kurmanıza gerek yok.

Bir sadrazam bulun siz de kendinize, yanında gezin tozun.

Siz iş aramaya gitmeden iş gelip sizi bulur.

Ayakkabı kutularınız dolar öncelikle, dolarlarla.

Gemicikleriniz olur.

Küçücük bir ülkenin petrollerini taşırsınız.

Daha ne işler bulurlar sizi…

İşte bazıları şanslıdırlar.

Halk arasında bir söz vardır, “Sadrazamın sol yanından düştü” derler.

Benim babam padişah ta değildi, sadrazam da…

Onun için bende sol veya sağ aramayın…

 

YENİ İMAR ALANLARI

Samsun Büyükşehir Belediyesi bazı alanları imara açıyormuş.

Bunlardan birisi de Amisos tepesiymiş.

Normaldir.

Çünkü Samsun’un neresinde tarih varsa oralara kazma vuruluyor son zamanlarda.

Bu kazmaların hepsi de Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın  zamanında vuruluyor acaba neden?
Bir de Amisos tepesinin imara açılacak yerde kimler siteler yapacaklar?
Kimler kocaman binalar dikecekler.

Bir kent büyük binalar yapılarak büyümez.

İçinde yaşayanların ekonomik durumlarıyla, kendilerine sağlanan olanakların artırılmasıyla büyür.

Üretime katkısıyla büyür.

Tüketici bir to5plum yaratarak o kent büyümez.

Yeni imar planları ha.

Güldürmeyin beni…

 

BÜYÜKŞEHİRİN KÜÇÜK ULAŞIMI

Bafra’dan otobüse veya minibüse binenler Samsun’da şehir içine veya bir sağlık kurumuna gidebilmek için bakın kaç araç değişiyor.

Önce Samsun’da Metro’nun son durağına geliyorlar.

Minibüsten iniyorlar.

Oradan metroya veya bir başka minibüse biniyorlar şehir merkezine geliyorlar.

Oradan da dolmuşa binip kentin içine, sağlık kurumlarına gidebiliyorlar.

Böylece de Samsun’un ulaşımına çözüm bulunmuş ve kent Büyük hale gelmiş oluyor.

Kimse soruyor mu bu vatandaşın cebinde o kadar parası var mı diye.

İlçelerden Samsun merkezine gelebilmek büyük bir sorun sizin anlayacağınız.

Hem maddi hem de zaman israfı.

Ekonomi böyle kalkındırılıyor belki, para dolaşımı sağlanıyor.

Bir vatandaşın cebinden çıkıyor, bir sürü dolaşım sonucu bir başkasının cebine gidiyor.

Tabi bu arada, otomobil fabrikaları çalışıyor, petrol satan ülkeler daha çok zengin oluyor.

Türkiye de gelişiyor görünüp fakirleşiyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Rica ile acınma, dilenmekle bir ulus ve devletin onuru bağımsızlığı kurtarılamaz. ATATÜRK