Ranttan Önemlisi İnsan Sağlığıdır
Yazarlar // 12 Mayıs 2017 Cuma 00:48

İsmail BAŞARAN

Yıllar önceydi.
O dönemler Milliyet Gazetesi’nin Genel Yayın Müdürü Altan Öymen ile birlikte Trabzon’dan Samsun’a doğru geliyorduk.
Giresun’dan geçerken yol kenarında yapılmış yüksek binaları görünce “Ne güzel olmuşlar” demişti.
Demişti de fikir ayrılığına düşmüştük, çünkü bana göre güzel değildi uygulama.

Altan Öymen “Neden” diye sorunca ben de açıklamıştım.

Tamam görsel olabilir ancak mimari değil diye cevap vermiştim.
Çünkü daha önemlisi insanların sağlığı, denize yakın binalar yüksek olmamalı ki hava sirkülasyonundan yapıların bulunduğu bölgede herkes hava sirkülasyonundan yararlansın ve temiz hava alsın.
Altan Öymen Samsun’dan sonra da İstanbul’a gitmişti.
Telefonla aradı birkaç gün sonra.
“Sen haklıymışsın, burada mimarlar odasına da sordurdum senin söylediğini anlattılar bana yine” demişti.
Sonra da eklemişti:

“Görsellikten daha önemlisi insan sağlığıdır.” 
Bu yaşadığını niçin anlattığımı da açıklayayım.
Samsun’da da garip işler oluyor. Gözü tırmalayıcı hatta insan sağlığını bozacak işlerin yapıldığını görüyorum.
Deniz kenarında yükselen binaların hava sirkülasyonunu önleyeceğini sanıyorum.
Ancak ne hikmettir, şehircilik planlayıcılarından, mimarlar odasından bir ses çıkmıyor.
Denizin kenarına o kocaman otel binasının yapılmasından sonra başladı galiba yanlışlıklar sürmeye.

Şu günlerde Samsun’un deniz kenarında yine mantar gibi yüksek binalar yükseliyor ve bu gidişle daha da yükselecek.
Çünkü Belediyelerin bu imar verme alışkanlığına kimse müdahale edemeyecek.
Büyükşehir Belediyesi yine bir bölgede yüksek yapılara izin verecek gibi görünüyor.

Başkan Yusuf Ziya Yılmaz’ın yapılması düşünülen bu garip uygulamalardan haberi var mıdır yok mudur bilemiyorum.
Ancak çevresinde neler dönüyor şimdiden biraz bakmalı herhalde.
Sonrasında “Benim haberim yoktu, beni kandırmış olabilirler” diyebilir.
Bazı bölgelerde özellikle de Samsun’un kenar kıyı çizgisinin içinde kalan bölgelerde yüksek binalara yine izin verileceği söyleniyor.
Buralarda kimlerin de bina yapacakları iddia ediliyor.
Bu konuda bilirkişilerin ne raporlar vereceklerini de merak ediyorum.
Siyasi baskı altında kalacaklar mı kalmayacaklar mı?

Eğer bilirkişiler siyasi baskı altında kalır ve Samsun’un kıyı kenar çizgisi içindeki bölgelere yine imar izni verilirse buralarda kimler bina yapacaklar?
Ne binası yapacaklar?
Yapılması düşünülen bu binaların arkasında kalan binalarda yaşayanlar deniz havası alabilecekler mi?

Kıyı kenar çizgisi deyince kimse liman sahasını temel olarak almasın.
Yasaya göre Samsun’daki kıyı kenar çizgisi hani Merkez Bankası binası var ya, işte onun arkasında bahçe var ya, işte tam da oradan geçiyormuş.
İlgililer araştırsın baksın, doğru mu değil mi diye.
Bu konuda hazırlanan raporlar olduğu da söyleniyor.
Amasya’dan, Trabzon’dan bilirkişiler de gelmişler.

Hayırdır inşallah…

Kim ne yaparsa yapsın da Samsun’a zarar vermesin ve eğer işliyorsa yasalara uysun demekten başka bir iş gelmiyor elimden.
Ranttan daha önemlisi insan sağlığıdır, insanların alacakları havadır.

 

GÜNÜN FIKRASI

Temel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar;

"Niye dönüyorsun" diye.

Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş.

Bürodakiler şaşırmış;

"Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez” demişler.

Temel; "Beni rahatsız etmiyorlar" diye cevap vermiş.

Bürodakiler yine şaşırmış;

"Peki, neden gidiyorsun?"

Temel cevaplamış:

"Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl önce de evlenmelerine izin çıktı. Homoseksüellik mecbur olmadan dönmek istiyorum."


GÜNÜN SÖZÜ

Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları da gözden kaçırırsın. Rabindranath Tagore