Politikacılar Ve Dilin Kemiği
Yazarlar // 22 Temmuz 2017 Cumartesi 00:13

İsmail BAŞARAN

Bizler nasıl konuştuğumuzu hatırlamayız da, bizi yönetenlerin nasıl konuştuğunu ise hep unutmaya çalışırız.

Ancak bunu unutmayanlar da oluyor.

Tarihe not düşen yazarlar gibi.

Lilay Koradan biz Türklerle ilgili analizler yaptığı  “Türkmetre” adını verdiği kitabında bazı ünlü politikacılarımızın söylediklerine de yer vermiş:

“Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine oturamazsınız..” (Deniz Baykal)

“Afrikalı zombiler gibi…” (Bülent Arınç)

“Sekiz yıl Özal’a verdiniz, iki yıl da ananıza verin o zaman Türkiye şahlanır…” (Tansu Çiller)

“Powell’in ziyareti daha önce yapılsaydı daha iyi olurdu, ancak bu zayaret tam zamanında yapılmıştır…” (Abdullah Gül)

“Ben 1960’larda Çalışma Bakanlığı yapmıştım. Yani tam hatırlamıyorum ama 1995’e kadar sürdü bu görevim…”  (Bülent Ecevit)

Sonrasını zaten hatırlıyorsunuz.

Ya Allah Bismillah deyip yola çıkanların yaptıkları, söylediklerini burada tekrarlamaya ne zaman ne de sayfalar yeter.

Çünkü neredeyse günde iki kez veya üç kez bir özlü söz söylüyorlar.

Bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor.

Dedik ya dilin kemiği yok.

 

DEMİRCAN, SABREDEN DERVİŞ

Ahmet Demircan Samsun Milletvekili.

Yeniden bakan oldu.

Hem de tam 20 yıl sonra.

Hani derler ya, “Sabreden Derviş Muradına Erermiş…”

Aynen öyle.

Gidişi kötüydü, gelişi umarım muhteşem olur.

Usta olduğu bir dalda Sağlık dalında bakan oldu.

Samsun milletvekili olması da Samsun’da kendisinden beklentilerin yükseleceği sinyalini verdi bile.

Konuşulanları duyuyorum.

Bunlardan birisi de Yakakent İlçesinde.

Vatandaş, “Sağlık ocağı yetmez, hastane isteriz” demeye başladı bile.

Haksız da değiller hani.

On bin nüfusu aşkın bir ilçeye orta yollu bir hastane yakışmaz mı?
Elbette yakışır.

İnsan sağlığının çok önemli olduğunun söylendiği içinde bulunduğumuz günlerde, hastanın hastaneye yetiştirilmek üzere on kilometreye yakın yol alması günümüz Türkiye’sinde, yani gelişen Türkiye’de biraz ayıp oluyor.

Sadece Yakakent ve Yakakentli mi?
Elbette değil.

Samsun’un hep söylendiği gibi, bölgenin Sağlık Merkezi olmasının zamanı gelmedi mi?
Önce Sağlıklı Vücut, sonrasında Sağlıklı düşünce.

Hükümet galiba Samsun insanının sağlıklı düşünebilmesi için vücut gelişiminin tamamlandığına karar vermiş olmalı ki, Sağlıklı Vücut sonrasında Sağlıklı Düşünce gerektiğini düşünmüş.

 

SIRA KARAASLAN’A GELİYOR MU?

Bir süredir AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ın Bakanlık sırası gelmedi mi daha?

Bu kabinede Kadından Sorumlu Bakan olmasını bekliyordum.

Yanıldım.

Bu işlerin sırayla olduğuna kanaat getirmeye başladım.

Bilgin, kültürün, yapabilirlik durumun ek de dikkate alınmıyor herhalde.

Bundan sonraki Kabine değişikliğinde Samsunlular kendisini Kadından Sorumlu Bakan olarak görmek istiyorlar.

Spor, Sağlık ve Kadın…

İşte güçlü Türkiye’nin asla vazgeçilmez üçlüsü.