Pik Değil Dip Yaptık
Yazarlar // 12 Ekim 2020 Pazartesi 09:42

İsmail BAŞARAN

Ekonomi ve Maliye Bakanı çıkıp ekonominin düzeldiğinden bahsediyor. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin PİK yaptığını açıklıyor. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Ekonomi ve Maliye Bakanına inanmak istiyorum ancak sokağa çıkınca TV’deki cicili bicili kelimelerle değil ve enflasyonun tam da kendisiyle karşılaşıyorum. Piyasaların fiyatlarıyla PİK yaptığına tanık oluyorum eve dönerken de alacaklarımın sadece yarısını alabildiğimi fark ediyorum. Eve gelince ise yarınlar için daha da fazla umutsuzluğa kapılıyorum.

Çünkü gelen faturalarla karşılaşıyorum. Gelen faturaların gelecek olanların habercisi olduğunu düşününce Türkiye’nin hiç de PİK yapmadığını aslında DİP yaptığını anlıyorum ve söylenenlerin vatandaşı aldatmaca olduğu gerçeğiyle karşılaşıyorum.

PİK yaptığı söylenen Türkiye’nin Samsun ilinde AK Partili Büyükşehir Belediyesi’nin de su fiyatlarında PİK yaptığıyla karşılaşıyorum. Çünkü su faturalarında metreküp fiyatını 4 LiRA 31 KURUŞ zam olmuş. Gerekçesi ise TÜFE fiyatları yükselmiş.

Sayın AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak saraydan sokağa çıkıp bir baksalar piyasaya da görseler ekonominin PİK mi yoksa DİP mi yaptığını anlasalar.

Sahi Mustafa Demir seçimlerden önce GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİNDEN bahsetmişti. Vatandaşlar olarak bizler gönlümüzü hoş tutacağını sanmıştık da yanılmışız meğer Sayın Demir vatandaşın gönlünü kırmaya ve cebini boşaltmaya gelmiş.

Bu bir şey değil zamlar her ay TÜFE oranlarına göre ce artacakmış. Bu ne demek biliyor musunuz? Kazığın daha ucu girdi, geri kalanı yolda. Bunu anladık da kazığın boyunu kestiremiyoruz bir türlü.

Samsun Büyükşehir Belediyesi daha geçen yıl suya yüzde 25 sayaç okuma bedeline de yüzde 150 zam yapmıştı bunu da unutmadık.

Elektrik vatandaşı fiyatıyla zaten yakıyor, su da döndüremeyecek peki vatandaşın hali ne olacak?

Vatandaş olarak biz bu tür yönetilmeye mahkûm mu olacağız yoksa silkinip kendimize gelecek ve bu soygun düzenine dur mu diyeceğiz?

 

RAKAMLAR DOĞRU MU?

“Köye giden memurlar ahırda kaç inek olduğunu sormuşlar, kümeste de kaç tavuk olduğunu, bu arada kaç teneke buğday üretildiğini de tabi… Köylü Mehmet ağa da doğruyu söylemiş… Bir yıl sonra bütün varidatının vergisini almaya gelmiş memurlar. Ağa malın yarısını satsa ödeyemeyecek vergiyi. Ne etsin ne yapsın satmış malın yarısını ödemiş vergiyi.. Memurlar bir yıl sonra yine gelmiş:

İstatistik çalışma yapacağız kaç ineğin ve kaç tavuğun var?

Mehmet ağa on inek yerine iki, 20 tavuk yerine üç deyivermiş… Ve vergiler bu mallara göre düzenlenmiş.

Nasıl doğru muymuş istatistiğin yanlış rakamların doğru toplanması olduğu?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Herkes farklı ise farklılığın kendisi sıradandır.