Pide Yemek Lüks Oldu
Yazarlar // 9 Nisan 2022 Cumartesi 18:36

İsmail BAŞARAN

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi pide bile artık lüks olmuş durumda. Hele yumurtalı ve susamlısını birer parça ancak yiyebilirsiniz, öyle bir akşamda pidenin tamamını yemeyi bile unutun artık. İki kişi bile bir pideyi bir akşam yemeğinde yiyebiliyor.

Şimdi kimse karşıma geçip de buğday çok pahalı o nedenle un da pahalı oldu, fırının yanması, elektrik ve su tüketimi derken çalışanlar da girince işin içine haliyle pide de masaya eskiden olduğu gibi çok konulamıyor. Vatandaş bunları yaşarken Sarayda oturanlar benim vergilerimle yatırım yerine çeşitli gıda maddelerini ceplerinden değil de benim cebimden karşılanan bütçeden karşılıyor, neden? Madem elektriğini, suyunu, yemeğini vatandaş olarak ben ödeyeceğim, o zaman neden kendilerine bu kadar maaş ödüyorum?

Vatandaş nasıl kendi maaşıyla ve kazandığıyla geçinebiliyorsa Sarayda oturanlar da aldıkları maaşla ödesinler elektrik, bu ve gıdalarının ücretlerini. O zaman belki görürler hayat pahalığının hangi boyutlarda olduğunu.

NE ÖNEMİ VAR?

“Zabıtalar geldiler, yaşlı kadınlara 'açtığınız tezgâhları kaldırın' uyarısı yaptılar. Tezgâhların kaldırılmadığını görünce de kadınlarla tartışmaya başladılar. Yaşlı kadınlardan bir tanesi 'buradan kazandığım parayla evimin geçimine yardımcı oluyorum' dedi. 'Yapabileceğim başka iş de yok' diye ilave etti. Ancak zabıta görevlileri 'Nuh' demişler 'Peygamber' demiyorlardı: Tezgâhları kaldıracaksınız.

Yaşlı kadınlardan birisi bir taraftan tezgâhını kaldırmamak için yalvarıyor bir taraftan da "Ne yapacağım, benim etim para etmez yaşlandım" diyordu. Diyordu ancak dinleyen de yoktu. Zabıta görevlileri yaşlı kadınların tezgâhlarını devirmişler uzaklaşıyorlardı oradan. 'Etim para etmez' diyen yaşlı kadın camın kenarındaki duvarın üzerine oturmuş hüngür hüngür ağlıyordu. İşte o anda yüreğiz cız etti. Etti ancak elimden de bir şey gelmedi.”

Yukarıdaki olayı anlatan arkadaş bunun bir hikâye olmadığını geçtiğimiz gün yaşandığını söyledi. Olayın yaşandığı yeri ise Çiftlik Caddesi yakınlarında bir sokaktı.

Arkadaş olayı anlatınca, haftanın bir iki günü oradan geçerken gördüğün yaşlı kadınları düşündüm. Yüreğim burkuldu, gözlerim doldu. İnsanların ekmek parasıyla oynanıyordu. Siyasilerin Türkiye ekonomisi üzerine attıkları nutuklar aklıma geldi. Kişi başına düşen milli gelirin her geçen gün arttığı üzerine attıklarını duyar gibiydim de gerçekler başka türlüsünü anlatıyordu insanlara.

Zabıtalar hangi belediyeye aitti? Büyükşehir mi İlkadım mı? Ne önemi var ki. O yaşlı kadınları orada seyyar satıcılık yapmaya itenler utanmadıktan sonra…

GÜNÜN SÖZÜ

Haksızca edinilmiş servet, üzerine sıcak su dökülmüş kara benzer. (Çin Atasözü)