Peki biz nereye kadar tepkiliyiz?
Yazarlar // 19 Haziran 2013 Çarşamba 08:02

İsmail BAŞARAN

Ünlü virtüöz piyanonun başına oturmuş ve salonu hınca hınç dolduran seyircilerin önünde, konserine başlamıştı. Ancak tuşlara basıp çalıyor
görünmesine rağmen, telleri önceden sökülmüş olan piyanodan hiçbir ses çıkmıyordu!
Dinleyiciler, birbirine göz ucuyla bakarak ne yapmaları gerektiğini araştırıyorlar, fakat nedense tepki gösteremiyorlardı. İki saat süren sessiz konserden
sonra ünlü virtüöz oturduğu yerden kalkarak büyük bir ciddiyetle onları selamladı.
Salon sürekli alkış sesleriyle çınlıyordu.
İngiltere'de yaşanan bu olaydan sonra piyanist, kendisiyle röportaj yapan televizyon spikerine:
"İnsanlardaki tepkisizliğin nereye kadar varacağını öğrenmek istedim, meğer sınırı yokmuş" diyordu...
Soru başlıktaki gibi:
Bizler nereye kadar tepkiliyiz?
Türkiye tutturmuş bir Gezi Parkı gidiyor.
Bir bölümü hükümeti haklı, diğer bölümü hükümeti haksız görüyor.
Sözüm ona insanlar bir şeylere tepki gösteriyor.
Ancak sanırım biz cambaza bakıyoruz.
Ya da bizi cambaza baktırıyorlar.
Türkiye Gezi ile uğraşırken PKK istediklerini yaptırıyor.
Polisler güney doğudan İstanbul'a yığılırken, o bölgede PKK yol kesip denetim yapıyor.
Aynen nizami bir güç gibi...
Türkiye o bölgeyi bırakıyor mu birader?
Birisi bize bunu açıklasın...
Sizi bilmem ancak benim ninni dinlemeye tahammülüm kalmadı...
İki bağır çağır, biraz biber gazı ye...
Sen polise sapanla taş at, polis sana sapanla taş atsın...
Sözüm ona tepki koyuyoruz...
Geçin be...

ADAM HA BABAM KOYUYOR...
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya...
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu...
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu...
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

GÜNÜN FIKRASI
Arkadaşları Temel'i evlendirmek isterler. Sonunda uygun bir hanım bulup Temel'e haber verirler.
"Ben iş adamuyum" der Temel ve devam eder:
"Numune görmeden ha bu işe karar veremem da."
Durum kendisine iletilen genç kadın "Ben de iş kadınıyım" dedikten sonra konuşmasını şöyle sürdürür:
"Numune veremem ama istediği kadar referans gösterebilirim..."

GÜNÜN SÖZÜ
Ey hayat! Ölüme şükret, seni, onun yüzünden seviyorum. Seneca

DUVAR YAZISI
Üçüncü seferde kazanamazsan vazgeç salaklığın alemi yok.