Okuma Bedeli Olur mu?
Yazarlar // 24 Ekim 2022 Pazartesi 17:38

İsmail BAŞARAN

Samsun Büyükşehir Belediyesi yine yaptı yapacağını. Yıllar önce Mecidiye Caddesi’nin girişinde var olan yıllarca suyu kullanılan ve sonrasında yıkılan çeşme sonrasında yine yapılmıştı ve yine yıkılmıştı. Oradan geçen insanlar suya hasret kalmışlardı.

Şimdi Mecidiye Caddesi’nin çıkışında ya da batıdan girişinde çeşme yapıldı.  Mustafa Demir yaptı yapacağını ve vatandaşı susuz bırakmamak için bir çeşme yapıverdi oraya. Merak ediyorum oradan içilecek sudan zaman içinde para alacak mı acaba?

Su fiyatlarını günden güne artıranlardan indirim beklemek hayal olur da sadece suda değil elektrikte de var aynı oyunlar.

Su faturaları ve elektrik faturaları gelinde morali bozuluyor insanın. Vatandaş dertli, dertli olduğu konu ise çok anlamsız. Elektrik faturalarında “okuma bedeli” var. Vatandaşın saatini okuyorsunuz elektrik ve su ne kadar kullandı diye bir de üstüne üstlük vatandaştan okuma bedeli diye bedel alıyorsunuz.

Ben şirketin çalıştırdığı personel gelip saati okuyorsa bedelini ödemek zorunda mıyım? Çalışanın ücretinin vatandaştan alındığı sistem yerin dibine batsın. Ancak bunu değiştirmek vatandaşın elinde. Hep birlikte yargıya başvurup okuma ücreti alınmasının engellenmesi konusunda karar aldırmaktır yapılması gereken.

"Böcek olmayı kabullenenler, ezilince şikâyet etmemelidirler" şeklinde bir söz vardır. Burada Mustafa Demir Başkan'ın sözünün üstüne söz söyleyen yok gibi. Her istediğini yapıyor Başkan. Oysa Meclis'in ortak bir karar alması gerekir yapılacak olanlarla ilgili.

Meclis'te sadece üstünlüğü elinde bulunduran siyasi partinin sözü geçecekse bun da Başkan elinde koz olarak bulunduracaksa kaybeden Samsun olacak. Ben Samsun’da yaşayan birisi olarak bu kadar haksızlığa tahammül edemiyorum.

BİR GARİP OLAY

Şiir şöyle: “Günlerden bir gün Hamama gideceği tuttu, Padişah hazretlerinin. Bir yanında birinci veziri bir yanında ikinci veziri bir yanında üçüncü veziri. Sonra efendime söyleyeyim Peşkircibaşı, Nalıncıbaşı Sabuncubaşı.

Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile Peştemal takıp girdiler hamama, geçtiler kurnaların başına üçer beşer.  Padişah deseniz kuruldu göbek taşına yan gelip yattı.

Memleketin en ünlü tellakları sardılar dört yanını, kimi elini kaptı, kimi bacağını, bir keseleme sürtme faslı başladı.

Tam on iki saat, on iki ünlü tellak, incitmeden keselediler hazretin mübarek vücudunu. Öylesine kir çıktı ki sormayın her biri nah parmağım gibi.  Aman efendim bu ne kiri demeye kalmadı keselerin altında eriyip gitti koskoca PADİŞAH!

Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı: Nettünuz devletliyü? dediler tellaklara.

Tellaklar cevap Verdi: Biz yıkadık, keseledik. Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.

Suç bizde değil. Neyleyelim, kir bitti, padişah elden gitti!

 

GÜNÜN SÖZÜ

Akıllı bir insan kazandığı paranın birazını, aldığı nasihatin ise birçoğunu bir yana koyar. (Harry Carns)