Nükleer Silah Korkum
Yazarlar // 28 Mart 2022 Pazartesi 09:48

İsmail BAŞARAN

Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986 tarihinde Sovyetler Birliği'ne bağlı Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 numaralı reaktöründe gerçekleşen nükleer kazadır.

Kaza, Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre bugüne kadar meydana gelmiş en büyük nükleer kazalardan biridir. Karadeniz sahillerine 1987 yılında vuran ve Samsun'un Alaçam İlçesi Terskırık Köyü'nde bulunan depoda saklanan zehirli variller, 19 yıl sonra İzmir'e götürülmüştü. Zehirli varillerin bir bölümü de Samsun'un Yakakent ilçesi ve Alaçam’ın Doyran köyü sahillerinde görülmüştü.

Terskırık köyünde insanların hastalanmaya başladıkları söylentileri üzerine gitmiştim köye. Hem de hiçbir önlem almadan, çünkü köylüler bu depoya variller getirildikten sonra hastalanmaya başladıklarını anlatıyorlardı. Köylüler tarafından “zehirli variller”  kendilerini hasta ettiğini söyleyince, variller daha sonra İzmi8r’e taşınmıştı. O depo daha sonra ne oldu beton dökülüp kapatıldı mı bilmiyorum, ancak yazılıp çizilmeler devam ettikçe ne büyük bir tehlikenin içinde girdiğimi hatırladım.

Şimdi kuzeyimizde savaş var, nükleer silahlar da konuşulmaya başlandı. Kullanılır mı kullanılmaz mı bilemem ancak kullanılırsa eğer işte o zaman yandık. Samsun yakınlarında yıllar önce bazı kazılar yapılmıştı. İnceburun mevkiinde yapılan sondaj çalışmalarını yerinde incelemiştim Davut Aktaş arkadaşımla. Kuyular açılmış sonra da kapatılmıştı üzerleri. Güzelim çam ağaçları kesilmişti kuyuların açıldığı bölgede. Oradaki tehlike o tarihlerde çalıştığımız Milliyet Gazetesi’nde yer almıştı. Sivil toplum kuruluşları o tarihlerde Sinop’ta gösterilen de yapmışlardı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK)Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Suat Yıldız, Sinop'a kurulmasına karar verilen Nükleer Santral projesi ile ilgili ÇED raporu iptal davasının Samsun'da bugün görüleceğini  hatırlatınca o günleri yeniden yaşadım.

Çernobil gibi faciaların insanlara ve canlı yaşama verdiği zararlar ortada duruyor, özellikle Çernobil kazasının olumsuz etkileri Karadeniz bölgesinde yoğun olarak hala yaşanıyor. Birde son zamanlarda Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş ile de nükleer enerjinin insanlığın geleceği için nasıl büyük bir tehdit oluşturabileceği yeniden anlaşıldı.

Kuzeyimizdeki savaş yine Nükleer Silahları gündeme getirince aklıma geldi bunlar. Kısaca anlatmak istediğim yıllar önce Rusya neyse bugün de aynı Rusya. Ülkeleri yönetenler kendi çıkarları ve iktidarda daha fazla kalabilmek amacıyla böyle savaşlar çıkarırlar, bazı ülkelerde de Türkiye’deki gibi ekonomik darlıklar yaşatırlar vatandaşlara. Sonra da çıkarlar ekonomik darlık yok derler.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK)Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Suat Yıldız, Sinop'a kurulmasına karar verilen Nükleer Santral projesi ile ilgili ÇED raporu iptal davasının Samsun'da Bugün görüleceğini hatırlattı. ÇED raporu ile ilgili mahkemenin vereceği karar oldukça önem taşımaktadır. Çünkü Çernobil gibi facianın insanlara ve canlı yaşama verdiği zararlar ortada duruyor, özellikle Çernobil kazasının olumsuz etkileri Karadeniz bölgesinde yoğun olarak hala yaşanmaktadır. Birde son zamanlarda Rusya’nın Ukrayna'ya açtığı savaş ile de nükleer enerjinin insanlığın geleceği için nasıl büyük bir tehdit oluşturabileceği yeniden anlaşıldı.

Kuzeyimizdeki savaşta insanlar üzerlerine bombalar düştüğü için ölüyorlar. Türkiye’de ekonomik böyle giderse ise yanlış ekonomik kararlar nedeniyle vatandaş herhalde açlıktan ölmeye başlayacaklar. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Manda yoğurdunun içine kattığı malzemelerin çok iyi olduğunu söylüyor, kendisi yiyormuş. Afiyet olsun, Allah sağlığını versin. Ancak Samsun’da bir kilo yoğurt alamıyor insanlar. Fiyat yüksek, gerekçesi ise inekler et için ihraç ediliyor, Türkiye’ye böylece dolar geliyormuş. Vatandaş yoğurdu Samsun’da kilosu 18 liranın üzerinde satıldığı için alamıyormuş, kimin umurunda. Bari yediğinizi içtiğinizi söylemeyin.

GÜNÜN SÖZÜ

Yükseklere çıkmaktan sakın; çünkü insanın düşmeyeceği hiçbir yüksek yer yoktur. (Cervantes)