Norşin’den Kobani’ye
Yazarlar // 19 Kasım 2014 Çarşamba 00:00

Suat BAŞARAN

Norşin’i Güroymak’a çevirmek inkâr politikasıysa; Ayn el Arab’ı, Kobani yapmak neyin nesidir?

Eski isimlere âşık zevat, yüzlerce yıllık Ayn El Arap’ı Kobani yapıvermiş.

Alay edercesine…

Kimse de sormuyor:

Ayn ell Arap neden Kobani de, Dersim Tunceli değil, Norşin Güroymak değil?

Gerçi sorulmayan ya da sorulamayan o kadar çok soru varki...


******


Yılların aptalca ret politikası yerini bu sefer aymazlık derecesine kabullenmeye ve teslimiyete terk etmiş.

Dün Kürt yoktu.

Bugün herkes Kürt.

O kadar ki aksi tezleri ortaya atanlar fizik kanunlarına muhalefet etmişlercesine bir muameleye muhatap olabiliyorlar.

Kendi farklılıklarını başka bir dil konuşmaya endeksleyenler, kendilerinden farklı bir dil konuşanlarla pişkince aynîleşmeye çalışıyorlar.

Gerçekten de Zaza’yı Türk’ten ayırıp, Kürt’e bağlayan nedir?

Ya da tamamen ayrı dil konuşanları aynı isim altında toplamak.

Eğer mesele dil benzerliğiyse bütün bu lehçelerin çıktığı ana bir dil var:

Farsça…

O zaman Fars adı altında birleşsinler.


*****


Gaye bir millet kurgusu.

Buradan hareketle devletleşmeye ulaşmak.

Buna söyleyecek sözümüz yok.

Modern zamanlarda milletler zaten böyle oluşmuş.

Sonuçta Avrupa’daki birçok millet aynı dil ve soydan türediler.

Elbette o topluluklar da ‘Kürt’ adı altında bir milletleşme sürecini tamamlayabilirler.

Kendi açılarından bakıldığında bu haklarıdır da.

Bizim itirazımız, bizim çokbilmişleredir.

Bölgedeki gidişatın bizi parçalanmaya doğru sürüklediğini gerçekten görmüyorlar mı?

Ve gerçekten bu zihniyetteki insanlarla aynı devlet çatısı altında yaşayabileceğimize inanıyorlar mı?

Nasıl olacağını gerçekten merak ediyorum…