Gençlerimiz Neden Kaçıyor
Yazarlar // 24 Şubat 2026 Salı 12:54

Ragıp GÖKER

İhlas Haber Ajansı’nın TÜİK verilerine dayandırdığı habere göre Samsun nüfus kütüğüne kayıtlı toplam 2 milyon 32 bin 154 kişi bulunuyor. Buna karşılık bugün Samsun’da yaşayanların sayısı 1 milyon 392 bin 403.

Daha çarpıcı olan şu: Şehirde yaşayanların sadece 1 milyon 79 bin 619’u Samsun nüfusuna kayıtlı. 952 bin 585 özbeöz Samsunlu ise başka illerde hayatını sürdürüyor.

Samsunluların en çok yaşadığı şehir 413 bin 585 kişi ile İstanbul. Onu 95 bin 65 kişiyle Bursa, 91 bin 638 kişiyle Ankara, 54 bin 865 kişiyle Tekirdağ ve 48 bin 268 kişiyle Kocaeli izliyor.

İstanbul’u anlamak kolay. “Taşı toprağı altın” denilen şehir.

Başkent olduğu için Ankara’yı da anlayabiliriz.

Peki ya Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ?

Yaklaşık 40 yıl önce vatani görevim sırasında beni bir öğle yemeğinde misafir eden köylüm Sedat ve eşi Raziye, Çorlu’da müteahhitlik yapan amcaları Kemal Özkök’ün çağrısıyla oraya gitmişlerdi. Peki diğer on binlerce hemşerimizi yaklaşık bin kilometre uzağa götüren sebep ne?

Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa deniz hasretini bir nebze dindirebilir. Ancak göç edenlerin büyük bölümü Çorlu ve Çerkezköy gibi sanayi bölgelerinde yaşıyor.

Aynı tablo Bursa ve Kocaeli için de geçerli.

Demek ki mesele coğrafya değil.

Mesele iş.

Mesele aş.

Her yüz Samsunludan 47’si başka şehirde yaşıyorsa, bunun romantik bir açıklaması olamaz.

“Karadeniz’in lider şehri Samsun” gibi hamasi sözler kulağa hoş gelebilir. Ama hamaset karın doyurmuyor.

Daha önce de yazdığım gibi, Samsun görece nüfus artışı yaşıyor olabilir. Fakat burada yaşamayı tercih edenlerin önemli bir kısmı, benim gibi emeklilerden oluşuyor.

Samsun göç alıyor; ama daha fazlasını göç veriyor.

Ve gidenler çoğunlukla iyi eğitimli, iyi yetişmiş gençler.

Gençlerimizi tutamıyoruz.

Dürüm döner satarak dönmeye çalışan bir ekonomiden fazlasını beklemek de zaten zor.

***

Bizim Hande

Oğlum dahil ailemin gençlerinden biliyorum; Çoğu iyi eğitimli ve iyi yetişmiş genç Samsun’da tutunamıyor maalesef.

Bunlardan biri de ülkemizin gitar virtüözlerinden biri olarak gösterilen Prof. Hande Cangökçe’dir.

 

Birkaç göbekten Samsun evladı olan Hande Cangökçe, Samsun’da güzel sanatlar lisesinde eğitimini sürdürürken bir konserde Fazıl Say’ın dikkatini çekince İstanbul’un yolunu tutan 413 bin 584 gencimizden biridir.

 

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarından mezun olduktan sonra aynı üniversitede akademisyen olmaya karar veren Cangökçe, bir dönem Trakya Üniversitesinde görev yaptıktan sonra Nişantaşı ve Topkapı Üniversitelerinde görev yaptı. Halen Topkapı Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümünde görev yapıyor.

 

Yazının amacı Hande Cangökçe’nin akademik kariyerini anlatmaktan öte klasik müzik dünyasında konserleriyle ülkemizi temsil etme başarısını anlatmaktır.

 

Dünyanın birçok ülkesinde konserler veren Prof. Hande Cangökçe 19 Şubat günü ABD’de Miami Uluslararası Gitar Festivalinde, Atatürk’ü anarak başladığı konserinde Ulu Önder’in de sevdiği Debreli Hasan, Sarıgelin, Uzun olur gemilerin direği gibi çok sayıda Türkümüzü klasik müzik formunda seslendirirken, müzik otoritelerinin bir kez daha dikkatini çekmeyi başardı.

 

Hande Cangöçe özel yetenekleri olan bir gencimiz ve bu nedenle tıpkı Oğlum Dr. Doğuşcan Göker gibi yeteneklerini Samsun’da sergileyebileceği bir ortam olmaması nedeniyle İstanbul’u mesken tutmasına şaşırmıyorum ama Tuzla’daki tersanelerin yanı sıra, İstanbul’un, Tekirdağ’ın ve Bursa ve Kocaeli’nin sanayi sitelerinde iş ve aş peşinde koşan gençlerimizi, gurbetteki sıla hasretinden kurtarmanın tek yolu, Samsun’u üreten ve gençlerine aş ve iş olanakları sağlayan bir şehre dönüştürmektir.

 

Başka çaremiz de yok gibi.