Neler Oluyor?
Yazarlar // 08 Ağustos 2018 Çarşamba 23:51

İsmail BAŞARAN

Samsun milletvekilleri arasında neler oluyor?

Hangi partiden olursa olsun Ankara’da bir araya gelip Samsun’un sorunlarını tartışıyorlar mı  sorusuna kim nasıl cevap vere biliyor bileniniz var mı?

Ben bilmiyorum, sanırm bu sorunun cevabını sizler de veremeyeceksiniz.

Çünkü partiler arasındaki rekabet ve gerilip Samsun için çalışabilmenin önünü tıkıyor.

Örneklerden birisi de TEDES konusu. Büyükşehir belediye başkanı Zihni Şahin olmayacağı yolunda tavrını koyuyor ancak ne hikmetse partisinin milletvekillerinin sesi çıkmıyor.

Diğer partilerin yöneticileri de konuşmuş olmak için konuşuyor.

Sanırım bu konuda da atı alan Üsküdar’a geçecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin de sesini fazla çıkaramayacak.

Şahin, halkın zararına olan hiçbir şeye izin vermeyeceğimi söylemiş. Merak ettiğim bu konuda kendisinin görüşünün alınıp alınmayacağı. Kendisinin karşı koymasına rağmen Beştepe’den yapılması konusunda bir emir gelirse ne yapacak?

“Emir demiri keser” mantığı mı işleyecek?

O zaman da “yapılması istenen sistem halkın yararına değil” şeklinde mi anlaşılacak?

Kısaca büyük lokma ye de büyük söz söyleme derler ya, aynen öyle işte.

Samsun’un iktidar partisi dışındaki milletvekilleri neden seslerini çıkarmıyor?

 

MAĞDURİYET VAR MI?

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergün’ün, TBMM Başkanlığına sunduğu Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin teklifinin gerekçesinde, İşsizlik Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle emeklilik beklentisindeki vatandaşların hak ve planlarının ileri bir tarihe ertelendiği, bu durumun mağduriyetlere neden olduğu belirtildi.

Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hukuk devletinin, "vatandaşlarına ve onların haklarına saygılı devlet" olarak tanımlandığına yer verilen gerekçede, ilgili kanunlarda emeklilikte kademeli geçişin yeniden düzenlendiği, 8 Eylül 1999'dan önce işe giren kadınlarda 40-58, erkeklerde 44-60 yaş aralığında değişen yaş bekleme süreleri getirildiği hatırlatıldı

Durum bu.

Acaba ne olacak?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde daha önce çıkarılan yaslar mı işleyecek, yoksa tek adar rejiminin gerekleri yapılıp Meclis iç sayılıp yeni düzenleme mi getirilecek?

Bekleyip göreceğiz, yasa vatandaşın aleyhine olsa bile kimse sesini çıkaramayacak gibi geliyor bana.

Çünkü Türkiye’de bir korku imparatorluğu ve biat etme korkusu bu estiriliyor?

 

ATAKUM MU KATLEDİLECEK?

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı Murat Toktaş,  Samsun'un yerli turistten hak ettiği payı alamadığını söylemiş.

Toktaş, "Samsun'a çevre illerden yaz aylarında deniz için gelenlerin şehrin ekonomisine katkı sağlamadığı gibi bir de yerel yönetimlere yük oluyor" ifadelerini kullanış.

Bu cümlelerin altında yatan gerçek sahillerin özelleştirilmesi gibi geliyor bana. Yani sahiller de özelleştirilip halkın denize parasız girmesinin önü kesilecek.

Eğer denilen yapılırsa Türkiye’de fabrikalardan sonra sahiller de satılmış olacak.

Limanlar satılıyor, tersaneler kapanıyor.

Köprüler hava meydanları yabancı sermayenin eline geçiyor.

Yani Kurtuluş savaşının başlana gerekçeleri yeniden Türkiye’nin önüne getiriliyor.

Milli olmak bu ise ben milli değilim.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Düşüncelerinde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir. (Bernard Barton)