Neden sel oldu
Yazarlar // 24 Haziran 2019 Pazartesi 11:07

İsmail BAŞARAN

NEDEN SEL OLDU

Samsun’da aşırı yağış sel felaketine yol açtı, sevinilen taraf ise sadece mal kaybının olmasıydı. Can kaybının olması yürekleri biraz olsun sevindirdi.

Vali Osman Kaymak sel bölgesinde incelemelerde bulundu. İlçede 50 bin dekar alan sarar gördü peki bu zarar neden oldu. Üzerinde düşünülmesi gereken konu bumu? Sadece ekili alanlar mı hasar gördü, yaşam alanlarında neler oldu?

Samsun Valisi sel bölgesindeki incelemelerinden sonra ilginç bir açıklamada bulundu ve “Su denize ulaşamıyor”  dedi. Yani “su akar Türk bakar” sözünün ne kadar doğru olduğunu bir küçük cümle le anlattı Sayın Vali.

Bundan 40 yıl önceleri de Samsun’da yağmur yağınca eski vilayet ve adliye binaları önünde caddelerde sular dere gidi akardı, ancak yer alından değil de cadde üstünden akardı sular. Yıllar içinde Samsun’un büyük bölümünde galiba sular cadde ve sokakların altına alınmamı de plansız yatırımlar yapılmış.

Vali Bey, drenaj çalışmalarının yetersiz olduğunu dile getirmiş. Tamam, bazı çalışmalar eksik olabilir de bunun neden olduğu önemli.

İhaleler takip edilecek ve neden tamamlanmadığı araştırılacakmış

Bu da olumlu bir hareket, ancak yapılması gereken üreticinin sular altında kalan ürünlerinin nasıl tazmin edileceğidir.

 

HAVAALANI ULAŞIMI

Samsun’dan Çarşamba havalimanına toplu ulaşımın bir firmaya mahkûm bırakılması vatandaşı çileden çıkarıyor. Bu çileyi çeneklerden birisi olarak vatandaşım isyanına ve isteklerine evet demekten başka yapacak iş var mı, elbette var. Birlik olmak, beraber olmak ve hak aramaktan başka yol yok.

Şehir merkezi ile havalimanı arasında UKOME kararı gereği özel şirket BAFAŞ'ı kullanmak zorunda kalan yolcular, hem BAFAŞ'ın aldığı değişik ücretlerden hem de kendilerine karşı olumsuz davranışlardan şikâyet ediyorlar.

Vatandaşlar sadece bu firmaya mahkum edilmek yerine toplu taşıma araçlarının da havaalanına kadar gitmesini istiyor. Bu olur mu sorusundan yok bu iş yapılabilir mi siyaseten yapılması mümkün mü diye düşünmek gerekir.

 

GÜNÜN FIKRASI

Nasrettin Hoca odun getirmek için ormana gitmiş. Odun toplarken bir de bakmış ki, Eşeği oralarda yok. Seslenmiş, bağırmış, çağırmış ama eşek çıkmamış ortaya. Odunları bir kenara koyup türkü söyleyerek ağır ağır aramaya başlamış eşeği.

O sırada oradan geçen köylüler: Hayrola Hoca Efendi, ne yapıyorsun böyle?

Nasrettin Hoca:

Bizim eşek kayboldu da onu arıyorum, diye yanıtlamış.

Köylüler: Eşeği kaybolan adam böyle türkü mü söyler demişler.

Nasrettin Hoca, sormuş: Ya ne yapar?

Köylüler: Telaşlanıp, üzülür, demişler.

Nasrettin Hoca, gülümsemiş: Bir umudum kaldı, o da şu dağın ardında. Eğer eşeğimi orada da bulamazsam, varın siz o zaman bendeki feryadı seyredin...

Bu sabah İstanbul’da feryat edenler kimler acaba?