Masum Yalan Söylenir Mi?
Yazarlar // 10 Nisan 2017 Pazartesi 10:05

İsmail BAŞARAN

Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor diye cezalandırmak istedi. Bu tür suçların cezası da idamdı. Esir bunu bildiği için, “Ölümden öte yol yoktur” felsefesiyle, kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döktü.

Padişah, esirin dilinden anlayan bir vezire, “Neler söylüyor bu adam?” diye sordu.

Vezir, temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi.

Esirin küfürler savurduğunu değil de “Ben bir hata ettim bir padişah olarak sana yakışan ise affetmektir Allah da bağışlamayı ve bağışlayanları sever, diyor” dedi.

Vezirin bu sözleri üzerine padişah merhamete geldi ve esiri affetti.

Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli bir başka vezir müdahale etti:

“Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi” dedi.

Padişah yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu.

Kötü yürekli vezire hitap ederek, “Önceki vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti. Senin gammazlığına itibar etmiyorum” dedi ve af kararını geri almadı…
Bu padişah ve vezir hikâyesi bana hafta sonu yapılacak referandumu hatırlattı.
Birileri bize doğruları mı söylüyor yalanları mı henüz kestirebilmiş değilim.
Bir tarafta Hayır’cılar var. Yeni Anayasa’nın Türkiye’ye, burada yaşayan vatandaşlara neler getireceğini, neleri de götüreceğini anlatıyorlar.
Diğer tarafta Evet’çiler var.
Onlar da bize Türkiye’de yapılan yatırımları anlatıyorlar.
Ne hikmetse Anayasa’nın neler getireceğini neleri de götüreceğini anlatmaktan çekiniyorlar gibi geliyor bana.
Ben bu söylemlerden bir şey anlamıyorum.
doğrusu ile eğrisi arasında git gel durumundayım.
Ancak anladığım bir konu var ki, Evet cephesi neden kamuoyu yoklamalarını bir türlü açıklayamıyor?
Önceki gün İstanbul mitingini de izledim televizyonlardan.
Çekim hilelerini bir tarafa bırakayım da bindirilmiş birliklerle miting alanına getirilenlerden ücret alınıyor mu?
Alınmıyorsa, Hayır’cıların mitinglerine gidenlerden neden alınıyor bu ücret?
Bu referandum çalışmaları galiba doğru yapılmıyor. Bir taraf devletin ve belediyelerin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Diğer taraf ise kendi imkânlarıyla yapıyor bu işi.
Bunun Adalet neresinde?
Padişah inanmış yalana ancak ben söylenen yalanlara inanmıyorum.

TERME BELEDİYESİ VE CADDELER
Terme Belediyesi güzel bir iş yapmış.
Camileri temizletmiş ve pırıl pırıl yapmış.
Bu övünülecek bir durum tabi.
Orada insanlar alınlarını secdeye koyuyorlar, yerler haliyle pis olmayacak.
Ancak belediyenin bir başka görevi de ilçenin temizliğidir.
Caddelerdin bir bölümü yağmur yağınca çamur deryası oluyor.
Şimdi, ne yapalım caddeleri yeniden düzenliyoruz o nedenle çamur oluyor diyebilir yetkililer.
Ancak bana insanların o sokak ve caddelerde aylaya zıplaya gitmeleri pek de normal görünmüyor.
Gerçi ben Terme’de yaşamıyorum da, orada yaşayanlar hatırlarlar çektikleri çileyi sanırım.
Eğer yeni Anayasa ile seçim yapılırsa bundan sonra, başkanlar da atamayla gelmezlerse…

GÜNÜN FIKRASI

Temel ile Dursun bir yere gidiyorlarmış, şoför;

"Levent-Fatih- Eyüp"  diyormuş...

Dursun sıkılmış ve Temel’e dönüp sormuş:

"Ula Temel ne zaman ineceğuk?"

Temel cevap vermiş:

"Çatlama ula ismimuz okunsun ineruk daa!..”

 

GÜNÜN SÖZÜ

Cesaretin bittiği yerde esaret başlar. Akif Cemil