Lüksü Bırakıp Hizmete Dönün
Yazarlar // 24 Eylül 2020 Perşembe 14:55

İsmail BAŞARAN

Nasıl bir ülke olduk diye soruluyor son günlerde, asıl sorulması gereken bu değil. Biz nasıl insanlar olduk diye sorulmalı.

Kendisine bir görev verilenlerin büyük bölümü hemen ya araçlarını değiştiriyor ya da makam odalarını, bazıları da makama kılıç ve kalkanla geliyor Osmanlı kıyafetleri giyiyor.

Makam deyince Samsun’da bir rektörün ilk iş olarak makam aracını değiştirmesi gündeme geldi.  Araç yokmuş gibi yenisi kiralanmış. Rektör Bey’in poposu illa yeni araca mı oturmalıymış. İnsanlar canlarıyla uğraşırken, işsizlik almış başını giderken olanla yetinmemek de neyin nesi? Merak ediyorum Rektör Bey’in babası da süper lüks bir araca mı biniyordu, kendi aracı varsa süper lüks bir araç mı?

Beyler, sizler göreve egolarınızı tatmin etmeye getirilmiyorsunuz, hizmete odaklansanız ya. 19 Mayıs Üniversitesi’nin eksikleriyle, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin eksikleriyle ilgilenseniz ya. Bu konuda bir çalışma yaptığınızı da sanmıyorum.

Türkiye’de yasalar işlemediği veya korku belası işletilemediği için kimse sesini de çıkaramıyor, yapan yaptığıyla kalıyor.

Size dereden tepeden bahsedeceğim bugün.  Ülkemin taşı toprağı altın derdik gençliğimizde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duyulurdu. Şimdi ne oldu bilmiyorum saygıyı da sevgiyi de yitirttiler bize.

Yıllar öncesine gidelim biraz. Türkiye’de ihtilal olmuştu. Yönetime asker el koymuştu. Sivas’tan Tokat’a kara yoluyla gelecekti Evren, o nedenle Çamlıbel’deki bir çeşmeye Atatürk adı verilmişti ve “Atatürk buradan su içmişti” yazılmıştı.

Ha, bir de Samsun ile Bafra arasındaki Karaköy Harası’nın ana kapısının hemen karşısında bir çeşme vardı. Nebiyen suyu akardı o çeşmeden. O çeşme de nasıl olduysa Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılı nedeniyle 1981 tarihinde “Yüzüncü Yıl” çeşmesi oluvermişti…

Yüzüncü Yıl çeşmesi kurumuş, yıkıldı yıkılacak. Atatürk’e verilen değer bu mu olmalı? Bugün Caddelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını verenler yarınlarda, zaman geçtiğinde o isimleri orada tutabilecekler mi?

Kimse şu sözü unutmasın: Taklitler asıllarını yüceltirler…

 

RÜŞVETİ KİM ALDI?

Son günlerde ABD’den yapılan bir açıklama ortalığı karıştırdı, benim kafam ise allak bullak oldu. Yapılan açıklamanın Zarraf’ın Türkiye’de 80 milyon dolar rüşvet dağıttığıyla ilgiliydi.

Bu gerçek mi değil mi anlaması kolay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ABD’ye bu isimleri soracak ve aldığı yanıtları da vatandaşlara açıklayacak.

Türkiye’de bu rüşveti alan veya alanları açıklayabilecek bir Devlet var mı, bana göre yok. Çünkü bu rüşvet olayı çoktan beri söyleniyor ve ne hikmetse Meclis’te araştırma komisyonu kurulmuyor ve konu araştırılmıyor. Tıpkı son yapılan FETO kalkışımının araştırılması için bir komisyon kurulup araştırılmasına ret oyu verilmesi gibi.

Sahi son FETO kalkışımı neden halen Meclis’te araştırılmıyor ve İktidarın iki ortağının vekillerinin oylarıyla araştırılması reddediliyor?

Dün araştırılma oylamasına ret oyu veren MHP’lilerden bazıları şimdi MHP’nin karşısında, bazıları da AK Parti’den ayrılmışlar parti kurdular.

Meclisi toplayıp bir oylama daha yapılsın bakalım partilerden ayrılmalar ve yeni parti kurmalar gerçek mi görelim biz de vatandaş olarak?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Güzel konuşmak için bir tek yol vardır; dinlemeyi öğrenmek. (Christopher Morley)