La Bizim Takım İyi Be
Yazarlar // 08 Aralık 2014 Pazartesi 00:00

İsmail BAŞARAN

Samsunspor Manisa’da Manisaspor’a konuk oldu.
Karadeniz ekibinin kaç haftadır süren olumsuzluklar nedeniyle gardı düşük mü olacaktı?
Hiç de öyle olmadı.
İlk yarının neredeyse tamamında ev sahibi ekip birkaç cılız atakla gelebildi Kırmızı Beyazlıların kalesine.
Oysa Samsunspor rakip kale önünde daha çok göründü.
Ev sahibine oranla daha çok olgun atak düzenledi.
En iyi savunma ataktır.
Ve Samsunspor takımı bu düşünce içinde oldu müsabaka boyunca.
90 dakika boyunca kim nasıl oynadı?
Ne önemi var ki?
Topun sağdan mı yoksa soldan mı getirildiğinin, savunmada oynayanların görevlerini yapıp yapmadığının, orta alanda rakipten top kapıp kapılmadığının, gol bölgesinde neler yaptıklarının hiç mi hiçbir anlamı yok.
Bu teknik heyet, bu futbolcular, ödemeleri yapmayan bu yönetime rağmen yine de sahadaydılar, Manisaspor karşısında.
Aslanlar gibi de mücadele ettiler.
Profesyonel futbolcu bunlar, ödemeleri yapılmamış, kafalarında binbir sorun…
Ben bunları düşünürken, Recep Niyaz Kırmızı Beyazlı takımı öne geçirdi.
İşte bu golden sonra kronik “Geri yaslanma” hastalığı nüksetti Samsunspor’da.
On dakika kadar sürdü Samsunspor’un geri yaslanıp orta alanı ev sahibi Manisaspor’a bırakması…
Sonrasında oyun yine dengelendi…
Sonuç ne olursa olsun benim için hiç önemi yok.
Önemli olan ne biliyor musunuz?
Umar kaçmış gitmiş, yokmuş.
Samsunspor’da Umar sahada değilmiş.
Umar ne demek biliyor musunuz?
Çare demek, çare…
Umar gitti ancak, Samsunspor Çaresiz kalmadı.
Manisaspor karşısında Kırmızı Beyaz formayı giyenler, “Çare Biziz” dediler…