Kumanya Yoksa İftar da Yok
Yazarlar // 03 Mayıs 2019 Cuma 23:56

İsmail BAŞARAN

Bazı belediyelerin iş sahiplerini arayarak “Bütçe yetersiz kumanya yardımı yapabilir misiniz” gibi istekleri olduğu iddiaları vahim. Ne demek şimdi bu, “Biz iftar veremiyoruz bize yardım edin” anlamı mı taşıyor anlamadım.

İnsanlar Ramazan yardımı yapacaksa, size neden ihtiyaç duysunlar ki? Vatandaşa, “Bakın biz de ramazan çadırı kurduk iftar veriyoruz” mu diyeceksiniz?

Ey vatandaşa yardım etmek için kapıları aşındıranlar bunun adı Müslümanlık değildir. Dinimizde “Sağ elle yapılan yardımları sol el bile görmez” denilir. Oysa şimdi bazıları, “Ramazan yardımı” adı altında piyasa mı yapmak istiyor?

Hiç sanmıyorum böyle bir işin içine hiçbir belediyenin girmeyeceği düşüncesindeyim. Tamam, da önümüzde Ramazan var, önceki dönemlerde özellikle İlkadım Belediyesi tarafından verilen iftar yemeklerinin verilmeyeceği yolundaki söylentiler ayyuka çıkmış durumda. Gerekçe de para yokmuş. Madem para yok, vatandaşa gerekçelerini açıklasanız da, “Daha öncesi yönetimler zamanında Belediye borç batağına saplandı” deseniz ya. Bunu yapamıyorsunuz, çünkü sizden sonra gelecek olanlara koz vermek istemiyorsunuz.

İlkadım Belediyesi bazı taşınmazlarını satacakmış, söylentiler bu yolda. Gerekçe ise yeni yap0ılan Hizmet binası tamamlanacakmış.

Satarak yapmak da neyin nesi? Madem yeni bina tamamlanamıyor, onu satın olsun bitsin. Hem borçtan kurtulmuş hem de insanlara yeni binaya gitme konusunda eziyet çektirmezsiniz.

Bazı belediyelerin yaptığı aynen “Büyük camide dilenip, bir başka cami önündekine sadaka vermek” gibi olmuyor mu?

 

ELEKTRİK FATURALARI

Elektrik ve su faturaları artık bıktırmaya başladı. Enflasyonun her geçen gün artması, hayat pahallılığını vatandaşın önüne getirirken, evdeki tencereye giren ürünün de fiyatı her geçen gün artıyor. Bu geçimin bir yanı, bir başka yanında ise elektrik faturaları var ki vatandaş kara kara düşünüyor.

Vergiler bir tarafa bir de “Okuma parası” var işin içinde, yani bizlerin havaya ödediği para. Adeta soygun durumuna gelmiş, hatta tüketilen elektrik bedeline dayanmış fatura okuma parası.

Ey elektrik idaresi, sattığın elektrik kadar okuma parası almanın anlamını bir açıklar mısın, açıkla ki vatandaş da kimler tarafından hangi şekilde soyulduğunu anlasın. Elektriği bulan Edison, eğer Türkiye’de böyle bir soyguna yol açacağını düşünebilseydi elektriği bile bulmazdı.

Elektriği Edison buldu ancak faturayı biz ödüyoruz. Garip bir ülkedeyiz, soyuluyoruz da soyulduğumuzu anlamıyoruz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

İmkânsızlık yalnız sersemlerin sözlüğünde bulunan bir kelimedir.  (Napoleon)