Kral Çıplak Da Görmek İçin Bakmak Gerek
Yazarlar // 23 Şubat 2017 Perşembe 06:27

İsmail BAŞARAN

Ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. Kendini çok akıllı sanan kral, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş.

Günlerden bir gün komşu ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini bildirmiş. Elbette ki, bizim kralın ilk aklına gelen yine ne giyeceği olmuş. Hemen adamlarını çağırtmış;

-"Tüm dünyaya haber gönderin" demiş. "Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi daha olmasın. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. Misafirlerimi karşılarken bu elbiseyi giyeceğim."

Kısa bir süre sonra, haber her yana yayılmış. En iyi terziler, ellerindeki kumaşlarla, sıraya gelmişler. Hepsi yapacaklarını krala anlatıyormuş. Ama kral anlatılanlardan hiç birini beğenmiyor;

-"Çok daha güzel olmalı!" diye bağırıp duruyormuş.

Sonunda çok genç bir terzi çıkmış kralın karşısına.

-"Sen ne getirdin bakalım" diye sormuş kral. Terzinin genç ve tecrübesiz duruşu kralın umudunu iyice kırmış.

-"Benim getirdiğim çok özel sevgili kralım" demiş genç terzi. "Size öyle bir kumaş dokuyup, öyle bir elbise dikeceğim ki, sizden önce kimse böyle bir elbiseyi giymemiş olacak."

Kral bu sözlere çok şaşırmış.

-"Ancak bir şartım var" demiş genç terzi. "Giysiyi bitirene kadar işimize hiç kimse karışmayacak."

Kral aradığını bulmanın sevinciyle kabul etmiş bu şartı. Hemen iki kese altın verip;

-"Çabuk olun o zaman!" diye emretmiş.

Genç terzi hemen başlamış çalışmaya. Ertesi gün iki kese altın daha istemiş kraldan. Kral hiç itiraz etmeden vermiş altınlarını. Aradan günler geçtikçe, kral genç terzinin dokuduğunu söylediği kumaşı merak etmiş. Sonunda dayanamayıp, çalıştığı odaya girmiş. Genç terzi tezgahın başında harıl harıl çalışıyormuş. Kral sessizce bir süre izlemiş, bir şey göremeyince;

-"Demek bunca zamandır boş oturdun ha!" diye kükremiş. "Kese kese altınları ben boşuna mı verdim sana!"

Terzi sakin ve kendinden emin;

-"Saygıdeğer kralım" demiş. Bu kumaşı sadece akıllı insanlar görebilir. Bakın ne kadar da güzel oldu. Öyle değil mi?"

Kral ne diyeceğini şaşırmış. Aptal durumuna düşmemek için;

-"Evet evet çok güzel" demek zorunda kalmış ve hızla çıkmış odadan.

Kralın elbisesi şehirde kulaktan kulağa dolaşır olmuş. "Sadece akıllılar görebilir!" İnsanların merakı bunu duydukça daha çok artıyormuş. Sonunda tören günü gelmiş. Halk toplanmış, hazırlıklar bitmiş. Terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi üzerine bir elbise giydirmiş. Sonrada karşısına geçip;

-"Çok şık oldunuz efendim" demiş.

-"Muhteşemsiniz."

Kral genç terzinin bu iltifatları karşısında, aynada gördüğü çıplak bedene hiç aldırmadan;

-"Eline sağlık, çok güzel olmuş" demiş.

Kral yeni elbiseleri ile çıkmış saraydan. Dışarıda toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar. Ama kimse cesaret edip krala gerçeği söyleyememiş. Birden küçük bir çocuk haykırmış;

-"Kral çıplak!"

Ardından cesaretlenen halk, gülmeye başlamış.

Kral geç de olsa gerçeği böyle acı bir şekilde anlamış…


Bu hikayeyi neden anlattığıma gelince, Hedef Halk Gazetesi elemanları kent köy demeden dolaşıyorlar ve halkın nabzını tutmaya çalışıyorlar.
Evet mi çıkacak Hayır mı?
Arkadaşlarımın anlattığına bakılırsa durum hiç de televizyonlarda söylendiği gibi değil. Hani yüzde 80 veya 90 oy almak isteyenler var ya, sahada henüz yüzde 40’a bile zor çıkmış durumdalar.
Kırsalda milletin içi yanıyor içi, ürettiğinin parasını alamıyor, çalıştığının karşılığını göremiyor yani millet geçim derdince.
Ankara’da milletin verdiği vergilerle geçinenler, milyar lira maaş alanlar ise seçim derdinde.
Hayırlısı bakalım ne çıkacak?
Ya vatandaş bu anda gerçeği söylemiyor veya sandıklarda oyun oynanacak…


GÜNÜN FIKRASI

Sınıf Öğrencilerin gürültüsünden çalkalanırken sert görünümlü hoca birden kapıda belirir. Sınıfa şöyle bir bakış atıp, sakince kürsüye geçer. Hoca eline tebeşiri alıp tahtaya kocaman bir (1) rakamı çizer.

"Bakın" der, çocuklara;

"Bu (1) rakamı KİŞİLİKTİR Hayatta sahip olacağınız en değerli şey"

Sonra (1) rakamının yanına bir (0) koyar:

"Bu başarıdır başarılı bir kişilik bir'i (10) yapar."

Bir (0) daha bu tecrübedir. 10 iken 100 olursunuz.

Ve sıfırlar uzayıp gider… Yetenek, disiplin sevgi.. Kararlılık.. Azim…

Ve bilge hocamız öğrencilere eklenen her yeni (0) ın kişiliği 10 kat arttıracağını anlatır.

Öğrenciler pür dikkat dinlerken hoca eline silgiyi alıp en baştaki bir rakamını siler… Geriye bir sürü sıfır kalmıştır.

Ve öğretmen can alıcı yorumunu yapar;

"Kişiliğiniz yoksa öbürleri bir hiçtir."

 

GÜNÜN SÖZÜ

Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan dünkü halimizden üstün olmamızdır.