Klavye Silahşorları
Yazarlar // 26 Temmuz 2021 Pazartesi 01:07

İsmail BAŞARAN

Lise son sınırfa öğretmen öğrencilere “Arkadaşlar bana pisliğin tarifini yaparmısınız” der. Öğrenciler birer birer cevap vedir: Ancak hoca hiçbirisnin söylediklerini doğru kabul etmez. O zaman da öğrenciler “öğretmenim siz yapın” derler. Öğretmen oturduğu yerden kalkan ve başlar anlatmaya:Pislik bulunmaması gereken yerde buunan şey veya kişdir.”

Öğrenciler sorar: Nasıl yani? Öğretmen devam eder: Çok basit arkadaşlar. Öğretmen: “Çok basit arkadaşlar” der. Örneğin annenizin saçını koklar öpersiniz. Ana o saçın bir teli yemek tabağınızın içine düşse ve siz görseniz işte o zman o saç pislik olur. Yine tabağınızdaki yağa ekmek batırarak yersini ana bir damlası üzerinize damlasa az önce yediğiniz yap pislik oluverir. Sonuç: Bir kimse bulunmaması gereken makamda bulunuyorsa eğer, unutmayın ki o pisliktir.

Son zamanlarda Samsun’da bazı belediye başkanları hakkında çıkan karalama kampayyalarında sosyal medyada adı geçenler önceki veya mevcut başkanları karalarken biraz kenilerine bakacaklar. Özellikle İlkadım ilçesindeki bu olumsuz kampanyalarda adı geçenler öncelikle aynaya bakacaklar. Kendleri Sayın Erdoğan Tok döneminde görevdeyken neler yaptılar, Başkan’ı nasıl zor durumlarda bıraktılar?

Özellikle de ödemeler konusunda neleri yaptılar neleri yapmadılar, önce bunları tartacaklar, yeni yönetime nasıl borçlar bıraktıklarını tartacaklar.

Tartmadan da paylaşımlarda bulunup yeni başkanları karalamayacaklar. Çünkü işin sonu sanırım kötüye doğru gidiyor. Duyduğuma göre özellikle de İlkadımBelediyesi’nde önceki dönemde Başkan Erdoğan Tok’a yakın çalışanlar ve şimdilerde Başkan Necaattin Demirtaş hakkıında karalama kampanyasında bulunanlar hakkında ciddi davalar gelmek üzere. Klavye silahşörlerine buradan bir uyarıda bulunayım: Aman siz siz olun birisini savunacağım diye kendinizi yakmayın.

Bugün özellikle Necaattin Demirtaş’a yüklenenler zaman içinde Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’ye de yüklenecekler gibi görünüyor. Saldırıların arkasında yangi siyasi yapının ve pangi partinin olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. Çünkü ya rant ellerinden gitti ne yapacaklarını bilemiyorlar ya da rant el değiştirdi gibi göstermek istiyorlar.

 

DÜNDEN BUGÜNE

Tarih affetmez. Gazetecilerin yazdıkları da yıllar sonra siyasilerin karşısına çıkıverir. Eskileri karıştırırken bakın ne buldum: 02 Haziran 2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Samsun'da kurdurulan Mobil Santral Komisyon Raporu görüşülüyordu.

Görüşmeler sırasında konuşmacılardan birisi de AKP Samsun milletvekili, önceki bakanlardan, şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'di. Demir konuşmasında santralin Samsun'da kurulması ile ilgili olarak "Sorumlular hesap vermelidir" dedikten sonra halkın büyük ölçüde kandırıldığını öne sürüyordu. Ve Mustafa Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden, Türk Milletine hitaben yaptığı konuşmasında,  Mobil Santralın Samsun'da kurulması öncesinde anlaşmaların "Yol yapılacağı gerekçesiyle" gerçekleştirildiğini ve bu yolla halkın kandırıldığını anlatıyordu. Demir, o Kutsal Kürsü'den yaptığı konuşmasında şu ilginç cümleyi de dile getiriyordu: Türkiye kimsenin çiftliği ve şirketi değildir.

Sayın Demir’e sorlım buradan o zaman sorumlular ne hesap verdi? Vermedi, neden acaba?

Aradan yıllar geçti, o gün eleştirmek olan Demir bugün eleştrilerin kaynağında bulunyor. Ancak ne hikmetse kimse SayınDemir’i projeleri hakkında eleitirmiyor. AK Parti ve MHP’li belediye başkanlarını diline dolayan yok da neden o günün siyasileri atıp mangalda kül bırakmayınca şimdilerde kaybettikleri belediye başkanlıklarını geri alabilmek için uğraş veriyor?

 

GÜNÜNSÖZÜ

Giysilerini kendilerinin en önemli yanı sayanlar genellikle giysilerinden daha değerli olamazlar. (William Hazlitt)